Hangi tatlı kaç kalori?

Ramazan’da kan şekerinin yavaş yükselip yavaş düşmesini sağlayacak beslenme önerilerine dikkat edilmesi son derece önemli. Böylece ani tatlı krizlerinin önüne de geçmek mümkün olur. Bu nedenle beyaz ekmek, pirinç, makarna yerine iftar ve sahurda tam tahıllı ekmekler, esmer pirinç, bulgur, tam buğday makarnaların tercih edilmesi gerekir. Ramazan‘da özellikle şerbetli tatlıların tüketiminde ise çok dikkatli olunmalı. Şerbetli tatlılar sütlü ve meyveli tatlılara göre çok daha yüksek kalori içerir. Bir yandan da kan şekerinizi hızla yükseltip düşürerek tekrar canınızın istemesine neden olur ve böylece sizi bir kısır döngüye sokar. İşte canınız çok çekmedikçe kaçınmanız gereken, zira metabolizmanın en büyük düşmanı olan tatlılar…

Şerbetli tatlıların tüketimine dikkat!

Kemalpaşa
Şerbetli tatlılardan Kemalpaşa, en yüksek kaloriye sahip olmasıyla dikkat çeker. Kemalpaşa’nın bir porsiyonu yani 4 tanesi 476 kaloriye sahip. O nedenle tüketeceğiniz ölçüye dikkat etmelisiniz. Üzerine tarçın ekleyerek kan şekerinizin nispeten daha dengeli olmasını sağlayabilirsiniz.

Baklava
Bir porsiyon yani 200 gram (4 adet) baklavada 425 kalori bulunur. Bu kaloriyi yakmak için 30 dakika koşmanız gerekir.

Şekerpare
Şekerpare fazla şerbet içeren tatlılardan biri. İçerdiği şerbet sebebiyle bazı yörelerde “şerbetli kurabiye” olarak da bilinir. Bir porsiyon yani 150 gram şekerpare tüketmek ise 446 kalori almanıza neden olur. Bu nedenle şekerpareyi, tıpkı diğer şerbetli tatlılarda olduğu gibi porsiyon olarak değil, küçük bir adet şeklinde tüketmeye dikkat edin ve haftada bir kereyi aşmayın.

Lokma
Bir porsiyon yani 5 adet adet lokma 362 kalori. Üstelik yağda kızartılarak yapılıyor olması ayrıca kalp damar sağlığınız için de zararlı. Canınız çok çektiyse ayda iki kereyi aşmamak üzere bir iki tane tüketebilirsiniz. Lokmayı evde kendiniz hazırlayabilir, şerbetine şekeri az koyup üzerine tarçın ekleyerek tatlandırabilirsiniz.

Sütlü tatlılara tarçını ihmal etmeyin

Tatlı ihtiyacını mevsim meyveleriyle karşılamak en sağlıklısı. Ancak onda da ölçüye dikkat etmek, muz, incir, üzüm, kavun gibi glisemik indeksi yüksek meyvelerden günde sadece bir porsiyon ve aralarından sadece bir tanesini tüketmek gerekir. Meyveleri kabuğuyla tüketmeli zira kabuğuyla yenen meyveler içerdiği posa sayesinde kan şekerini dengeler. Meyve sularından ise uzak durulmalı zira meyve suları kan şekerinin ani düşmesine neden olur ve tatlı krizlerine davetiye çıkarır. Meyvelere toz tarçın eklemek, kan şekerini dengelemek için önemli. Ramazan’da şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıları tercih ederek hem sağlıklı hem de damak tadınızı koruyabilirsiniz. Sütlü veya meyveli tatlılarınıza mutlaka tarçın ekleyin. Tarçın kan şekerini dengeleyen en önemli baharattır, hem sağlıklı hem lezzetlidir.

Ramazan’ın hafif tatlıları…

Ayva tatlısı
Ayva bağırsak sağlığı açısından faydalı bir meyve. Bir porsiyon ayva tatlısı 157 kalori içerir. Haftada bir kez 1 porsiyonu rahatlıkla tüketebilirsiniz.

Güllaç
Ramazan’ın geleneksel tatlısı güllaç, süt içeriğiyle de besin değeri yüksek ve sağlıklı bir tatlı. Bir porsiyonu yani yaklaşık 200 gramı 235 kalori olan güllaçın cevizlisi kalp ve damar hastalıkları açısından da faydalı. Omega 3 yağlarından zengin bir tatlı olan güllacı Ramazan’da iftardan sonra tüketebilirsiniz. Ancak 1 porsiyonu aşmayın.

Sütlacı soğuk tüketmeyin

Sütlaç
Sütlaç da sağlıklı tatlılar arasında yer alır ancak ölçüyü kaçırmamak gerekir. Bir kase sütlaç 299 kaloridir. Üzerine tarçın serpildiğinde, tarçının kan şekerini dengeleyici özelliğinden faydalanmak da mümkün olur. Sütlacı, gaz sorunu yaşamamak için çok soğuk yememek, dolaptan çıkardıktan sonra biraz bekleterek tüketmekte fayda var.

Kabak tatlısı
Yüksek demir içeriğinden bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğine dek birçok faydası olan kabak tatlısı üzerinde cevizle birlikte Ramazan’da ideal tatlılardan biri. Ancak şerbetine çok fazla şeker eklememek gerekir. Kabak tatlısını haftada 1 kere tüketebilirsiniz.

Kakaolu hurma toplar
Ramazan’ın vazgeçilmez lezzeti hurma besin değeri açısından oldukça yüksek. Oruç, glisemik etkisi yüksek ve kana karışımı hızlı olan hurma ile açıldığında gün boyu düşen kan şekerinin yükselmesi ve bağırsakların düzenli çalışması sağlanır. Hurmayı tatlı ihtiyacınızı gidermek için de tüketebilirsiniz. İki adet kakao ile ezilmiş hurma topları hem lezzetli hem de 145 kalori ile ideal bir tatlıdır.

Güllaç olmadan olmaz…

gullac  Hafif ve sütlü bir tatlı olması, ağır şeker ve şerbet içermemesi, uzun süre midede kalıp rahatsızlık vermemesi nedeni ile özellikle Ramazan aylarında tercih edilen güllaç, yaz ayları için de ideal bir tatlıdır.

Malzemeler

  • 10 yaprak güllaç
  • 1,5 litre süt
  • 2 bardak şeker
  • Tercihe göre 2 kaşık gülsuyu

Yapılışı:

  • Sütü tencerede ısıtın ve şekeri içine ekleyip iyice eritin. Sütü oda sıcaklığında ılınana kadar bekletin.
  • Güllaç yaparken en önemli püf noktası sütün oda sıcaklığına kadar bekletilmesi. Kaynar bir halde güllaç yapraklarının üzerine dökerseniz tatlınız hamur olur ve yaprak yaprak ayrılmaz.
  • Güllaç  yaprağını parlak kısımlar yukarı gelecek şekilde tepsiye dizin. Üzerine her yanını ıslatacak şekilde süt dökün. 5 yaprak güllacı da aynı şekilde ıslatarak serin. Kalan sütün 1 bardağının içine gül suyu ekleyip tatlının üzerine dökün. Tatlıyı buzdolabında bekletin.
  • Renk ve lezzet katmak için güllacınızı ufalanmış ceviz, fıstık, file badem ya da çilek, kiraz gibi mevsim meyveleri ile süsleyebilir, hatta yanına dondurma ya da ahududu, vişne gibi meyve püreleri de koyabilirsiniz.

Afiyet olsun…

Bir fincan kahvenin karaciğere de hatırı var

Karaciğer yağlanması tüm dünyada hızla artan bir sorun. Türkiye’de her 4 erişkinden birinde karaciğer yağlanması var. Karaciğerdeki fazla yağ, vücudumuz için hayati önem taşıyan bazı enzimlerin üretilmesini ve gerekli dağılımın yapılmasını engellediği için bazı ciddi hastalıklara zemin hazırlıyor. Oysa, yağlanma sorununu basit önlemlerle gidermek mümkün. Kilo vermek bu önlemlerin başında geliyor. Kişinin mevcut kilosunda yüzde 5 azalma sağlandığında, karaciğer yağlanması gerilemeye başlayabiliyor. Günde bir fincan kahve içmek de, karaciğer yağlanmasını azaltıyor.

Karaciğer yağlanmasına karşı nasıl beslenmek ve nelere dikkat etmek gerektiğini Acıbadem Ankara Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Değertekin anlattı. Doç. Dr. Değertekin, araştırmalarla özellikle bir fincan kahvenin faydasının kanıtlandığını belirtti ve karaciğerin yenilenme özelliğinden faydalanmanın önemine işaret etti, “Karaciğer, vücudun en büyük ve metabolik açıdan en kompleks organı. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görebilmesini sağlıyor. Bu nedenle karaciğer sağlığına dikkat etmek hayati önem taşıyor. Yenilenme özelliğine sahip olan karaciğer, beslenme ve hayat tarzına dikkat edildiğinde bu özelliği sayesinde eski formuna kavuşabiliyor” dedi.

KARACİĞER YAĞLANMASI, KALBİ DE YORUYOR
Normal kilolu sağlıklı bir insanın karaciğerinde de yüzde 5’ten az olmak üzere yağ bulunabiliyor. Ancak karaciğerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, karaciğer hücreleri bundan olumsuz etkileniyor ve hayati önem taşıyan enzimlerin üretilememesine ve gerekli dağılımın yapılamamasına neden oluyor. İltihap, siroz ve karaciğer kanseri de görülebiliyor. Bu nedenle karaciğer yağlanması tanısı konulan hastaların ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi ve sıkı takip edilmesi son derece önemli. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, karaciğer yağlanması ile kalp hastalıkları riskinin arttığına işaret ediyor.

KARACİĞERE ZARARLI ALIŞKANLIKLARDAN UZAK DURUN
Peki, vücudumuz için hayati önem taşıyan karaciğerin yağlanmasına neler yol açıyor? Obezite, diyabet, hormonal hastalıklar, ani kilo alıp verme, fazla ilaç kullanımı, aşırı A vitamini kullanımı, aşırı yağlı beslenme alışkanlığı ve alkol. Alkol, karaciğere en çok zarar veren etmenlerden biri. Alkol sonucu vücutta biriken toksinler, karaciğer hücrelerine zarar vererek ölümcül sonuçlar doğurabilecek hastalıklara neden olabiliyor. Yanı sıra hareketsiz bir yaşam da karaciğeri olumsuz etkiliyor. Normal kilolu ancak genetik yatkınlığı olan bireylerde herhangi bir risk faktörü olmasa da karaciğer yağlanması görülebiliyor.

SAĞLIKLI BESİNLERİ TERCİH EDİN
Doç. Dr. Değertekin, beslenme şeklini sağlıklı hale getirerek karaciğer yağlanmasının geriye çevrilebileceğini belirtiyor.

Fazla kilolardan kurtulmak, alkolden kaçınmak veya minimuma indirmek, Akdeniz tipi beslenmek son derece önemli. Hareketsiz bir yaşam tarzının da terk edilmesi gerekiyor. Doç. Dr. Değertekin, hayvansal yağlar, işlenmiş et ürünleri, tavuk derisi ve sakatatların yanı sıra aşırı karbonhidrat ve şeker tüketiminden kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Günlük taze sebze- meyve, beyaz et ve lifli gıdalar tüketmek de gerekiyor. Özellikle karaciğerden toksik maddelerin atılımına yardımcı olduğu için mevsiminde enginar tavsiye ediliyor. Soğan, sarımsak, lahana ve brokoli içerdikleri sülfür ile faydalı.

ŞOK DİYETLERDEN KAÇININ!
Hızlı kilo vermenin de karaciğer yağlanmasına yol açabildiğine dikkat çeken Doç. Değertekin uyarıyor: “Şok diyetlerden, aşırı açlık öneren diyetlerden mutlaka uzak durulması gerekiyor. Bir önemli konu da egzersiz. Haftada 4 gün en az 30 dakikalık tempolu yürüyüş, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncinin azalmasına neden oluyor. Buda uzun vadede kalp ve damar hastalıklarından korunmada fayda sağlıyor.”

KAHVENİN FAYDASI KANITLANDI
Ve kahve! Doç. Dr. Bülent Değertekin, yağlı karaciğere karşı bir fincan kahvenin de çok faydalı olduğunu belirterek “Kafein, karaciğer yağlanmasına çok iyi geliyor ve iltihabı azaltıyor. Günde bir fincan kahve içenlerin daha az karaciğer yağlanması gösterdiği bir gerçek” diyor.

Geniş toplumsal çalışmalarda, her gün kahve içenlerde içmeyenlere oranla daha az yağlı karaciğer hastalığı görüldüğünü belirten Doç. Dr. Değertekin, “Hatta kronik Hepatit C enfeksiyonu, alkole bağlı karaciğer hastalığı olanlarda da kahve içmenin, karaciğer hasarını azalttığı tespit edildi” diye konuşuyor.

50 promil kaç kadeh rakı eder?

Yeni Trafik Kanunu Tasarısı, “2 kadeh rakıya 2 yıl hapis geleceği” şeklinde yorumlandı. Ancak uzmanlar, alkolün miktarının değil tüketenin metabolizması üzerindeki etkisinin önemli olduğunu söyledi. Yakalananın ehliyetine 6 aylığına el konulan 0.50 promil (50 promil) limiti için 40 yaşındaki 70 kilo bir erkeğin 1 duble rakı içmesi yeterli olurken, aynı yaş ve kilodaki bir kadının yarım duble rakı içmesi aynı etkiyi gösteriyor.

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanıp Başbakanlık’a gönderilen Karayolları Trafik Kanunu Tasarısı, en çok yasal limitin üzerinde alkol aldıktan sonra direksiyon başına geçenlere hapis cezası getirilecek olması yönüyle tartışıldı.

Konu, basına ‘2 kadeh rakıya 2 yıl hapis’ olarak yansıdı. Ancak uzmanlar bu ölçümde sabit bir kadeh hesabı yapılamayacağını, çünkü ölçülenin alkol miktarı değil alkolün kişinin metobolizması üzerindeki etkisi olduğunu söylüyor. Bu etki de kişinin yaşına, cinsiyetine, kilosuna, son yudumu ne zaman aldığına, aç olup olmadığına, içkiyle birlikte yediklerine, ne hızla içtiğine ve daha pek çok biyokimyasal, genetik faktörlere göre değişebiliyor.

Emniyet’ten uyarı

Emniyet Genel Müdürlüğü ise dün promil alkol konusunda bir açıklama yaptı. Halen sürücüler, trafik denetimine tabii tutulduklarında 50, 100 promil alkol gibi değerlerden söz ediliyor. Yeni tasarıda ise 0.50/1.00 değerlerinden söz edilmesi, kafaları karıştırıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada tasarıda sınır değerler konusunda bir değişiklik yapılmadığı vurgulandı. Yani 0.50 ile kastedilen 50 promil alkol; 1.00 ile kastedilen 100 promil alkol. Tasarıda 1.00 olarak nitelendirilen değer, halk arasında 100 promil alkol olarak biliniyor, çünkü denetimler sırasında cihazın göstergesinde görünen rakamlar 50, 100, 110 gibi değerler olarak günlük dile yerleşmiş durumda.

Emniyet açıklamasına göre yeni tasarıda 1.00 promil ve üzeri (bilinen şekliyle 100 promil ve üstü) alkol alarak araç kullanan sürücülerin, ‘başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdükleri’ varsayılarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu düzenleyen TCK 179/3’ten yargılanmaları öngörülüyor.

0.50 promil

Ortalama 40 yaşında olan 70 kilo bir erkek için:
2 bira, 1 duble rakı, 2 kadeh şarap veya 1 duble votka

Ortalama 40 yaşında olan 70 kilo kadın için
1 bira, 0.5 duble rakı, 1 kadeh şarap veya 0.5 duble votka

Ortalama 70 yaşında bir kadın için
1 bira, 0.5 duble rakı, 1 kadeh şarap veya 0.5 duble votka

1.00 promil

Ortalama 40 yaşında, 70 kilo bir erkek için:
4 bira, 2 duble rakı, 4 kadeh şarap veya 2 duble votka

Ortalama 40 yaşında olan 70 kilo kadın için
3 bira, 1.5 duble rakı, 3 kadeh şarap veya 1.5 duble votka

Ortalama 70 yaşında bir erkek için
2 bira, 1 duble rakı, 2 kadeh şarap veya 1 duble votka

Uygulamada neler olacak?

0.50 promil (50 promil) alkolle yakalanan ticari araç sürücülerinin (taksi, dolmuş, otobüs, kamyonet ve çekici şoförleri gibi…) ehliyetlerine 6 aylığına el konulacak.

0.50-1.00 promil arası: İster ticari ister özel araç sürücüsü olsun, ehliyete 6 ay el konulacak. Para cezası uygulanacak. Bu miktar alkolle trafikte somut tehlikeye sebebiyet verenler, TCK’nın 179’uncu maddesi uyarınca 2 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabilecek.
1.00 promil ve üzerinde alkol alarak araç kullanan sürücüler, yine TCK 179 gereğince ‘başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdükleri’ gerekçesiyle 2 yıla kadar hapisle yargılanabilecek.

Trafikte alkollü araç kullananların ilk seferinde ehliyetleri 6 ay geri alınacak ve para cezası verilecek. İkinci kez yakalamada ehliyet 2 yıl geri alınacak ve para cezası uygulanacak. Üçüncü yakalamada ise ehliyet 5 yıl geri alınacak.

Bunlara dikkat

Tüketilen alkolün etkisi 45 dakikada en üst seviyeye çıkar.
Aç karnına veya hızlı biçimde içmek alkolün etkisini arttırır.
Az içmiş bile olsalar, araç sürücüleri son yudumu alır almaz hemen direksiyona geçmemeli; en az yarım saat beklemeli.
Alkol tütekimi yağlı yiyeceklerle birlikte alındığında etkisi daha az olur. Alkol alımı sırasında beyaz peynir yenmesinin temel nedeni de budur. Vücuttaki yağ oranı da alkolün etkisini azaltır.

KAYNAK: T24

Apple’ın kârı 500 Türk devinin tam 3.5 katı

İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan araştırma sonuçları Türkiye’deki en büyük 500 şirketin toplam cirosunun neredeyse teknoloji devi Apple’ın yıllık cirosuna denk olduğunu ortaya koydu. Çok daha büyük fark ise kârlarda. Apple’ın kârı 500 Türk devinin tam 3.5 katına ulaştı.

İstanbul Sanayi Odası dün Türkiye’nin en büyük şirketlerinin sıralandığı İSO 500 listesini açıkladı.

Her ne kadar Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun toplam gelirlerinin toplamı 2011 yılına göre yüzde 9.2’lik bir artışla 353 milyar liraya çıkmış da olsa, bu rakam küresel alanda faaliyet gösteren dünya devi şirket bilançoları ile karşılaştığında kulağa oldukça az geliyor.

Cirosu neredeyse bize denk

Teknoloji devi Apple’ın açıkladığı en son yıllık verilere göre, firmanın geçen yıl yaklaşık cirosu 157 milyar dolar yani yaklaşık 300 milyar lira civarında.

Bu da demek oluyor ki Türkiye’nin 500 devinin geçen yıl üretim satışlarından elde ettiği toplam gelir neredeyse bir Apple’a denk.

En yakın rakibi ile farkı 32 milyar lira

Diğer taraftan İSO 500 sıralamasında küresel listeleri aratmayacak ciro elde eden tek şirket ise TÜPRAŞ oldu.

Uzun yıllardır olduğu gibi bu yıl da yaklaşık 40 milyar 118 milyonluk toplam gelir ile listenin en tepesindeki yerini korumayı başardı.

En yakın rakibiyle arasında 32 milyar lira fark olan TÜPRAŞ’ı, 8 milyar 164 milyon ile Ford Otomotiv izledi.

Oyak-Renault ise 7 milyar 529 milyon ile listenin üçüncü sırasında yer aldı.

Araştırmada dahilinde yer alan 500 firmanın kârlılığı ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 6.3 artışla 24 milyar 192 milyon liraya yükseldi.

Apple’ın kârı 3.3 kat daha fazla

Bu 500 şirketin kârlılık oranları Apple ile karşılaştırıldığında ise ortaya çıkan tablo daha da ilginç bir hal alıyor. Çünkü Apple’ın tek başına elde ettiği yıllık kar 42 milyar dolar yani 80 milyar lira.

Bu sonuç da Apple’ın üretim satışlarından elde ettiği toplam kârın İSO 500 listesinde yer alan firmaların karının toplamının 3.3 katı olduğunu ortaya çıkarıyor.

Tüm bunların yanı sıra Apple, İngiliz Financial Times Gazetesi tarafından yapılan ve dünyanın en büyük şirketlerinin piyasa değerleri göz önünde bulundurularak sıralandığı listenin de ilk sırasında yer aldı.

Kısa süre önce yayınlanan FT Global 500 araştırmasına göre Apple’ın bugünkü piyasa değeri 415.2 milyar dolar.

Hürriyet – Cemre Hüma Erakkuş

Sert kabuklu kuru yemişler kalp dostu

Bilimsel çalışmalar, sert kabuklu kuru yemişlerin kalp ve damar sağlığını koruduğunu, kanser riskini de azalttığını gösteriyor.

Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Duman, “Bilimsel çalışmalar, sert kabuklu kuru yemişlerin kalp ve damar hastalıkları ile kansere bağlı ölüm riskini önemli derecede azalttığını gösteriyor” dedi.

Duman, İspanya’da 55 ile 90 yaş aralığındaki 7 bin kişinin katıldığı araştırmayla kuru yemiş tüketim miktarı ile kalp, damar hastalığı ve kansere bağlı ölüm oranı arasındaki ilişkinin değerlendirildiğini anlattı.

Araştırmada ortalama 4,8 yıl hasta takibi yapıldığını aktaran Duman, “Bir haftada 1 porsiyonu 28 gram olmak üzere 3 porsiyondan fazla sert kabuklu kuru yemiş tüketen kişiler, bu yiyeceği tüketmeyen kişilerle karşılaştırıldığında, kalp ve damar hastalığına bağlı ölümlerde yüzde 55, kansere bağlı ölümlerde ise yüzde 40 oranında azalma olduğu saptanmıştır” diye konuştu.

Duman, günlük beslenme diyetine sert kabuklu kuru yemişlerin eklenmesinin olumlu sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekerek, “Bilimsel çalışmalar, ceviz, fındık, badem, çam fıstığı, fıstık, kaju gibi sert kabuklu kuru yemişlerin kalp ve damar hastalıkları ile kansere bağlı ölümleri azaltmada etkili olabileceğini göstermiştir. Ayrıca, bu bilimsel çalışmaları yürüten araştırmacılar sert kabukluların yüksek oranda doymamış yağ asitleri, lif, antioksidan, kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller içerdiğini, bunların sağlık üzerinde olumlu etkilerden sorumlu olabileceğini bildirmiştir” ifadesini kullandı.

Her öğlen aynı yemeği ye, zayıfla!

Yeni bir araştırma her öğlen yemeğinde aynı gıdanın tüketilmesinin kilo vermede etkili olduğunu ortaya çıkardı.

Buffalo ve Vermont Üniversitesi’nde yürütülen çalışmada, bilim insanları bir hafta boyunca her gün öğle yemeğinde makarna yiyen kişinin 24 saatin sonunda 100 kalori daha az aldığını belirledi.

Araştırmanın sonunda, her gün aynı yemeği yiyerek rutine dönüşen öğünler sayesinde bazı gıdalara alışkanlık geliştirildiği ve yeme isteğinin köreldiği ortaya çıktı.

Ünlü oyuncu Jennifer Aniston’ın ‘Friends’ dizisinde rol aldığı 10 yıl boyunca tavuk ve avakadoyla yapılan Cobb salatasını tüketerek formunu koruduğu söyleniyor. Ancak uzmanlar böyle bir diyetin beslenme bozukluklarına yol açabileceğini belirtti.

Beslenme uzmanı Lee Holmes, “Son zamanlarda sağlıklı yemek çılgınlığı yaşanıyor. Vücudunuzun neye aç olduğunu bilmelisiniz” dedi.

Araştırma, ‘American Journal of Clinical Nutrition’ dergisinde yayımlandı.