31 Temmuz’da Mavi Ay Olayı Yaşanacak

maviay   Nadir görülen bu doğa olayı, bir yüzyıl içinde sadece 5 defa meydana geliyor

En son 2012 yılının Ağustos ayında görülen Mavi Ay, 31 Temmuz Cuma günü tekrardan gözükecek.

Gökbilimcilerin tahminlerine göre bir dahaki Mavi Ay’ın 2018 ve 2020 yıllarında yaşanması bekleniyor.

Mavi Ay nedir?

Dünya’da meydana gelen volkanik patlamalar ve orman yangınlarının sebep olduğu toz bulutlarının hareketi nedeniyle mavi ve tonlarında gözüken Dolunay, gökbilimciler tarafından Mavi Ay olarak tanımlanmıştır. Aslında Ay’ın rengi değişmemekte, ancak toz bulutları sebebiyle Ay mavi renkte görülmektedir.

Mavi Ay terim olarak 1946 yılında “Sky& Telescope” dergisi tarafından kullanılmıştır, ancak tanım tam olarak Mavi Ay’ı karşılamamıştır.

Mavi Ay, ilk kez 1883 yılında belirgin bir şekilde görüldü ve kayıtlara geçti. Öte yandan mavi rengine en yakın Mavi Dolunay, 1991 yılında görüntülendi.

4 büyük liderin ilham veren başarısızlıkları 


Leonardo da Vinci’nin sözüyle başlayalım: “Engeller beni durduramaz, her bir engel kararlılığımı daha da güçlendirir.”  

Başarısızlığın yıkıcı olduğunu kolayca kabul ederken, başarısızlık durumunu fırsata çevirme şansımız olduğunu unutuyoruz. Başarı ve başarısızlığın birbirini tamamlayan iki olgu olduğunu benimsemek mantıksız kabul edilebilir belki. Fakat her başarısızlık deneyimi, motive edici ve aydınlatıcı da olacaktır.

Bugün, yaşadıkları başarısızlıklara rağmen vazgeçmeyen girişimcileri konuşuyoruz hâlâ. Dünyanın gelişimine yön veren 4 büyük liderin başarısızlık hikâyelerinden de çıkarabileceğimiz çok önemli dersler var.

İşte o hikâyelerden bazıları:

Bill Gates:
Dünyanın en zengin iş adamları listesinde ilk 3 içerisinde yer edinen Bill Gates’i bugünlere getiren, teknolojinin gelişime en açık olduğu zamanlarda fikrini hayata geçirmesi oldu. Ve fikrinin mükemmel olması için çok çalışması…

İlk girişimini Traf-O-Data adındaki şirketi ile yapan Gates, bu şirketiyle teknoloji dünyasına “Big Data” kavramını kazandırdı diyebiliriz. Fakat şirket başarısız oldu, ürünleri iyi çalışmadı. Şirketi satmaya bile karar verdi.

Her şey ters giderken, hedefinden vazgeçmedi. Ve bugün bulunduğu konum tartışılmayacak kadar iyi.

Ders:
Traf-O-Data şirketinin başarılı olması için hiç umut yoktu. Fakat bu durum, Gates’in potansiyeli üzerinde olumsuz yansıması olmadı. Fikriniz harika görünse bile, umduğunuz başarıyı yakalayamayabilir. Önünüzde birçok fırsatın çıkacağını, fırsatlar yaratabileceğinizi unutmayın.

Stephen King:
Modern çağın en tanınan roman yazarlarından biri olan Stephen King, korku ve gerilim temalarında üstad kabul edilir. King’in ilk romanı Carrie, her şeyiyle başarısız oldu. Yayınlanma kararı alınmadan önce, tam 30 kez reddedildi. Yayınlandıktan sonra ise, yüzlerce kitap arasından sıyrılıp, en çok okunan yazar haline geldi. Ve Carrie (Göz) bugün iki kere filme uyarlanmış ve Stephen King’in en başarılı yapıtları arasında sayılan, 350 milyon kopyası olan bir roman olmuştur.

Ders:
Reddedilmenin hayatımızın bir parçası olduğu kaçınılmaz. Basit düzenlemeler başarısızlığı bir anda büyük bir başarıya çevirebilir. Fikrinizi gözden geçirip, farklı bir kitleyi hedefleyerek amacınıza ulaşabilirsiniz. Ya da marka kimliğini yeniden tanımlayarak başarısızlığı ortadan kaldırabilirsin.

Steve Jobs:
Teknolojik yenilik ve kurumsal vizyonda bir dahi: Steve Jobs. Apple’ı bugünkü konumuna taşımış olan Jobs’un geçmişi başarısızlıklarla, aksiliklerle ve yenilgilerle doludur. 1976’da Apple’da çalışmaya başladıktan sonra, şirket hızlıca yükselmeye başladı. Fakat 1985’teki ürün lansmanında başarısız olan Jobs, kendi şirketinden atıldı. Aslında çoğu insan tam da bu noktada pes eder, her şeyden vazgeçerdi.  Jobs ise, Next adındaki yeni şirketini kurdu. Next de başarısız kabul edildi fakat 1997 yılında Apple’ın dikkatini çekti. Apple şirketi satın aldı ve Jobs, liderliği ile teknolojiyi yeniden tasarladı.

Ders:
Azim her şeydir. Jobs, büyük işler yapmaya kendini adamıştı. Geçmişteki başarısızlıkların hiçbirine takılmadan hayalini gerçekleştirdi. Ve ardında kıymetli bir miras bıraktı.

Walt Disney:
İşe yarar fikirleri olmadığı gerekçesiyle gazeteden kovulan Walt Disney, film ve eğlence endüstrisindeki devrimleriyle tanıyoruz. “Dünyanın en mutlu yeri”ni yaratmak için 302 kez reddedilmişti. Disney’in ilk animasyon stüdyosu dağılmış, maddi zorluklarla uğraşıyordu. Snow White, Pinokyo ve Fantasia gibi Disney klasikleri finansal başarısızlıklar getirdi.

Birkaç defa iflas eden Walt Disney, bugün paha biçilemez bir eğlence devinin yaratıcısı olarak aklımızda.

Ders:
Bir fikrin gücü başarısı veya başarısızlığıyla ölçülemez. Disney’in ilk zamanlarındaki birçok filmi ticari amaçla yapılmış olsa bile şaheserdi fakat maddi olarak tatmin etmemişti. Daha sonra dağılan animasyon stüdyosu, yüksek kaliteli işler üretmişti.

Yaşayabileceğiniz başarısızlıklara rağmen ilk önce kendinize iyi bir şirket olduğunuzu hatırlatın. Başarısızlık asla yolun sonu değildir, yeni bir yolculuk için küçük bir adımdır.

Peki başarısız olduğunuz konulardaki tutumunuz sizi nereye taşıdı? Bir yıkım mıydı, yoksa yeni bir fırsat mı?

Facebook’ta arkadaş kalıp, haber akışından kaldırmak …

Facebook’ta pek çok arkadaşımız ve beğendiğimiz pek çok sayfa var. Bu kalabalığı ortadan kaldırmaksa oldukça kolay.

Eskiden Facebook arkadaşları zaman zaman bir temizliğe girilerek silinirdi. Bu silme işlemi ileride aynı ortamı paylaşınca gerilime dönüşebilir. Bunun için çok daha basit bir yöntem mevcut.

Facebook’ta “Takip Et” butonu geldikten sonra aslında bu silme girişimine de gerek kalmadı. Mesela arkadaş sayınız çok ya da belli paylaşım yapan arkadaşlarınızdan rahatsızlık duymaya başladınız. Çözüm çok basit: takip etmeyi bırakın. Facebook’ta kişileri arkadaş olarak eklediğinizde aynı zamanda takip de etmiş oluyorsunuz. Bunun için görmek istemediğiniz kişinin profiline gelerek “Takibi Bırak” butonuna basmanız yeterli.

Böylece hem arkadaş kalabilir hem de Facebook akışınızda bu arkadaşınızın paylaşımlarını görmezsiniz. Paylaşımlarını görmek için profiline gelerek yine tüm detayları görmeniz yine mümkün.

Bugün Pluton’a gidiyoruz

Bugün ( 14 Temmuz 2015 ) büyük gün. Çünkü Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) uzay aracı New Horizons (Yeni Ufuklar), bugün Plüton gezegeninin yüzeyine yapacağı şu ana kadarki en yakın uçuşunu gerçekleştirecek. New Horizons, gezegenden yakın çekimler geçen ilk uzay aracı olacak.

New Horizons, 1930 yılındaki keşfinden bu yana gizemini koruyan Plüton ile ilgili bugüne kadarki en detaylı görüntülerini geçecek.

NASA’dan yapılan açıklamada, New Horizons’un bugün gezegenin yüzeyine net bir şekilde görüntüler gönderebilecek kadar yaklaşacağını bildirildi.

Geçen hafta güneş sisteminin en dıştaki gezegeni Plüton’un yörüngesine giren New Horizons’un, yakın çekimlerinin yaklaşık 12 bin 500 kilometre uzaklıktan gerçekleştirileceği belirtildi.

Plüton’un daha önceki görüntülerini Hubble Uzay Teleskobu çekmişti.

New Horizons, güneş sistemindeki yolculuğuna 19 Ocak 2006’da Florida’daki Cape Canaveral uzay üssünden saatte 58 bin 536 kilometre hızla ilerleyerek başlamıştı.

1990’lı yıllarda Kongrenin yeterli kaynak ayırma konusunda muhalefeti nedeniyle hazırlanan dört farklı Plüton misyonu iptal edilmişti.

Amazon.com alışveriş çılgınlığına hazırlanıyor

Amazon 20’nci yıl kutlamaları kapsamında “Prime Day” adını verdiği dünya çapında dev satış hedefli bir alışveriş etkinliği düzenleyecek. Prime Day’in Black Friday’in alışveriş rekorunu geçeceği tahminleri yapılıyor.

Online perakende devi amazon.com, kuruluşunun 20’inci yılında gözünü iyice karattı. Şirket, ABD’nin alışveriş hezeyanının doruk noktaya ulaştığı ve Black Friday (Kara Cuma) olarak adlandırılan en yüksek cirolu günü geride bırakacak bir alternatif günü yaşgünü vesilesiyle hayata geçirecek: “Prime Day”.

“Prime Day” yalnızca ABD, İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya, Fransa, Kanada ve Avusturya’daki “Amazon Prime” üyeleri için 15 Temmuz gecesi başlayacak. Amazon’un açıklamasına göre her on dakikada bir giyimden elektroniğe her kategoriden yepyeni ürünler satışa sunulacak. Amazon’un bu girişiminin düzenli üyelerini “Amazon Prime” üyeliğine yükseltmek amaçlı olduğu söyleniyor.

Consumer Intelligence Research Partners’ın araştırmasına göre Amazon Prime üyeleri bir yıllık ortalamaya bakıldığında standart Amazon üyelerinden iki kat daha fazla harcama yapıyor.

Prime Day’de alışveriş yapabilmek için Amazon Prime abonelik ücretini ödemenize gerek yok. 15 Temmuz’dan önce 30 günlük ücretsiz “Prime” abonesi olan ziyaretçiler çılgın alışverişten yararlanabilecek.

URL bağlantılarını emoji’lere çeviren internet sitesi

Artık her internet adresini emoji’lere çevirmek mümkün!!!

“I Can Has Cheezburger” sitesinin Kurucusu Eric Nakagawa ile Facebook’ta ürün tasarımcısı George Kedenburg III, internet bağlantılarını emoji’lere çeviren bir internet sitesi için ortak bir çalışmaya imza attı. “Linkmoji” adını taşıyan internet sitesi, URL kısatlama hizmeti Bit.ly’e benzer şekilde çalışıyor. Bağlantıları emoji’lere çevirmek için kopyaladığınız linki, boş alana yapıştırmanız, ardından yeşil butona tıklamanız yeterli.

Linkmoji’ye şuradan ulaşabilirsiniz:  http://www.xn--vi8hiv.ws/

Dibine kadar yaşanmayan ayrılık acısından, kurtulamazsın

Ayrılık fenadır. Eğri oturup doğru konuşalım. İster kararı sen ver ister ortak ister karşı taraf ayrılsın senden, hepsinin acı seviyesi ayrı olmakla birlikte hepsi de acıtır canı. Utanma. Üzülme. Yani üzül elbet ama üzüldüğüne üzülme. Bu başına ne ilk ne de son kez geliyor, sen de biliyorsun. Ama bu seferki her zamankinden daha fena acıttı galiba, değil mi? Olur öyle bazen, kafana takma. Geçeceğini hepimiz biliyoruz. Önemli olan geçene kadar sen nelerden geçeceksin. Bazen o süreç bittikten çok sonra dönüp baktığında gülersin yaptıklarına bazen de “Ahh be, ne gerek vardı?” dersin.

Kendine karşı dürüst ol, acını yaşa

Ayrılık acısı, dünyanın sana bahşettiği serbest zamandır aslında. Bu dönemde yaptığın çoğu şeyden sorumlu tutulamazsın. Aklını yitirmişsindir bir süreliğine… Acıyı dibine kadar yaşamak da bir maharettir. Hastalığı antibiyotiksiz atlatmak gibi bir şey bu… Konu aşk olunca vücudun direnci ne kadar kuvvet kazanır emin değilim ama acını sonuna kadar aptalcasına yaşamanın büyük faydası var.

Freud ne demiş? “Being entirely honest with oneself is a good exercise” Türkçe meali, kardeşim kendine karşı dürüst ol, gerisi kolay.

  • Aklına her geldiğinde, ofiste, yolda, arkadaş sohbetinde, kafa dağıtmak için kendini attığın dans pistinin ortasında, gecenin ta 3’ünde, ağlamak mı istiyorsun? Ağla gitsin. Salyan sümüğüne karışsın. Ağzın bir karış açık nefessiz ağla. İnsanlar senden rahatsız olsun. “Nasıl toparlayacağız bu kızı” diye kara kara düşünsün. Dostlar bugün içindir, bırak yapsınlar.
  • Her an onu mu anlatmak istiyorsun? Anlat. Arkadaşların artık senden bıksın. Bıksın ki, bunu da sana pat diye söylesin. Dost dediğin öyle olur, tokadı sözleriyle yüzünde hissettirir.
  • Başka vücutlar derman mı olur sanıyorsun? Dene. Olmaz ama sen yine de dene. Belki de olur. Hayat bu, belli mi olur?
  • İşe gidesin yok mu? Çalışsan da faydan yok mu? Arasana, bugün işe gitme. Bir günde dünya batmaz sensiz.
  • Telefonda daha fazla konuşmak istemiyor musun? Söyle bunu telefondaki kişiye, “Kapatıyorum ben artık kusura bakma” de. Kapat.
  • Dışarıda arkadaşlarınla otururken kalkıp gidesin mi geldi? Kalk git. “Bu aralar kafası yerinde değil” der, seni affederler merak etme.
  • Normalde duysan “Aaa hiç de bilmem böyle şarkıları” dediğin, en acılı arabesk şarkıları boğazın ağrıyana kadar bağırarak söyle.

Ayrılık acısının en güzel dostu içkidir. Boşver tüket gitsin. Kalori, sağlık bilmem ne! Boşver şimdi onları hayat sana serbest zaman verdi, kayıtsız delilik halinin tadını çıkar.

O süreci iyi kullan

Ayrılık sonrası acı çekilen o süreç aslında biraz da şımarıklığa alan tanır. Normalde yapmayacağın, yapsan insanların seni asla çekmeyeceği şeyleri yapman için toplumun sana verdiği serbest zamandır. Onu iyi kullan. Hem suyunu çıkar hem de çok uzatma.

Hayata dönmenin ne kadar keyifli olduğunu da sana yine bu serbest zaman hatırlatacak. Onu iyi dinle. Söylediklerine kulak ver, hepsini bir bir not al kenara.

Kendini de etrafını da daha çok dinle bu süreçte. Kendinle kalmaktan hatta zaman zaman kendi kendine konuşmaktan hiç korkma.

Hep dedikleri gibi; kendini sevemezsen başkalarını sevemez misin gerçekten bilmiyorum ama kendini sevemezsen, kendini sevmezsin ve bu korkunç olur. Tek başına bile bu yeterli değil mi?

Bu serbest zamanda kendini sevmeyi unutma. Gerisini boşver, zamanla olur.

Ha bir de edepsizce acı çekmeyi unutma. Hatta en çok onu unutma.