Bu gece uzaydan canlı yayın var!

Bu gece saatleriniz 02:00’ye ayarlamayı unutmayın. National Geoprapghic kanalında bir ilk yaşanacak! Uluslararası Uzay İstasyonu astronotlarıyla Dünya’nın yörüngesinde 90 dakikalık bir canlı yayın yapılacak.

Astronotlar Rick Mastracchio ve Koichi Wakata Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki yaşamın kamera arkasını gösterecek. Mikro yerçekiminde aylarca nasıl yaşadıklarını, baş aşağı nasıl uyuduklarını, nasıl dinç kaldıklarını, hijyenlerini nasıl sağladıklarını ve herkesin en çok merak ettiği konulardan biri olan tuvaleti nasıl kullandıklarını göreceğiz

Soledad O’Brien’ın ev sahipliği yapacağı bu iki saatlik canlı yayını kaçırmayın!

Oscar töreninde Ukrayna ve Venezuela

Bu yılki Oscar Ödül töreninde ünlü aktör Jared Let, Ukrayna ve Venezuela’daki göstericilere destek verdi…
jared
Törende en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü kazanan aktör Jared Leto, Ukrayna ve Venezuela gibi dünyanın her yerindeki düş sahiplerine seslendi ve “yanınızdayız,” dedi.

Ödül töreni sonrasında kendi müzik grubu da olduğunu belirten aktör dünyanın her yerinde hayranları olduğunu söyledi.

Önümüzdeki haftalarda Ukrayna, Tayland gibi halkların özgürlük mücadelesi verdiği yerlerde konserleri olduğunu söyleyen aktör fırsat bulduğunda kendisi için önemli olan bu konuları dile getirmek istediğini belirtti. Dünyada önemli gelişmeler olduğunu söyleyen Leto törende yaptığı konuşmayla bu insanlara seslerinin duyulduğu ve dinlendikleri mesajı vermek istediğini söyledi.

Oscar Töreni her yıl bütün dünyada yayınlanıyor. Ancak Rusya devlet televizyonu Channel One bu yıl Ukrayna’daki gelişmelere öncelik vermesi nedeniyle töreni yayınlamadı. Venezuela özel kanalı Venevision da 10 senedir ilk kez töreni yayınlamadı ve neden olarak yayın haklarına sahip olmamasını gösterdi.

GECEDEN NOTLAR:
Sunuculuğunu üstlendiği Oscar Ödülleri gecesinde Ellen DeGeneres’in açılış monologundan…

» Şuanda bizi ekranları başında izleyenler için, birkaç gündür çok zor zamanlar geçirdik. Yağmur yağdı. Şimdi iyiyiz. Dualarınız için teşekkürler.

» Hayatta en önemli şeyin filmler olduğunu söylemiyorum tabii ki. Hepimiz biliyoruz ki hayatta en önemli şey gençliktir. Yok, gerçekten hayatta en önemli şey aile, dostlarınız ve sevgidir. Bunlara sahip olmayanlar da genellikle eğlence sektörüne girer.

» (Liza Minelli’yi kast ederek) Bu akşam hayatımda gördüğüm en iyi Liza Minelli taklitçisiyle karşılaştım aranızda. Gerçekten, bravo beyefendi.

» Meryl Sreep, toplamda 18 kere Oscar’a aday gösterilerek rekor kırdı. Tabii kulağa hoş geliyor ama makyaj, kostüm ücretlerini hesaplayınca… Binlerce dolar demek. Gerçekten, Meryl Streep’in bir kez daha aday olmaya parası yetmez.

» Dersimi çalıştım da geldim. Bu akşam aday olanlar toplamda 1.400 film çekti ve toplamda altı sene üniversiteye gitti.

» Hepiniz çok güzel görünüyorsunuz ama bu akşam kimin en güzel göründüğünü size söylemeyeceğim. Yine de çok açık: Jared Leto.

» Bu akşam pek çok olasılık var. Birinci olasılık: 12 Yıllık Esaret, En İyi Film seçilir. İkinci olasılık: Hepiniz ırkçısınız.

VE…

Cate Blanchett’in En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazanmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Blanchett, kabul konuşmasında endüstri teamüllerine ve kadınların Hollywood’da yok sayılmasına da lafı getirdi. Yapımcıların bu filmi görmezden gelmek istediklerini söyleyen Blanchett, “İzleyici bu filmi görmek istiyor, para da kazandırıyor film. Dünya yuvarlaktır, millet” dedi. Blanchett’in Woody Allen’a teşekkür ettiği anda ise salon sessizliğe gömüldü.

Ellen DeGeneres, törene pizza sipariş etti. Sandra Bullock’tan Meryl Streep’e pek çok isim, tören sırasında iştahla pizza yedi. Tabakları ise Brad Pitt dağıttı. DeGeneres, yıldızlardan kuryeye vermek üzere 150 dolar bahşiş topladı.

Geçen yıl En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını almak üzereye sahneye çıkarken düşen Jennifer Lawrence, bu yıl da Kırmızı Halı’ya adım atar atmaz tökezledi. Ellen DeGeneres törende, “Ödülü kazanırsan sen sahneye çıkma, biz sana getirelim” diyerek Lawrance’a takıldı

Ellen DeGeneres, törende “selfie” külliyatına yepyeni bir bomba ekledi. Brad Pitt, Angelina Jolie, Meryl Streep, Jennifer Lawrance, Kevin Spacey, Lupita Nyong’o ve Julia Roberts’ın verdiği pozu Bradley Cooper çekti. Liza Minelli ise kareye giremedi. DeGeneres’in tweet’i, bir saat içinde 1.7 milyon retweet alarak tüm zamanların en çok retweet’lenen fotoğrafı oldu. ABD Başkanı Barack Obama’nın rekorunu da kırdı.

Daha önce dört kez Oscar’a aday olan Brad Pitt, nihayet heykelciği kazandı. Ne ki, oyunculuk dalında değil. 12 Yıllık Esaret’in yapımcılarından olan Pitt, En İyi Film Ödülü’nü kabul etti.

Hollywood’un en kötülerinin seçildiği Ahududu Ödülleri’ne damga vuran Will Smith, En İyi Film Ödülü’nü sundu.

U2, En İyi Şarkı adaylarından biri olarak törende sahne aldı. Grubun solisti Bono sahneye çıktığında, salondakiler ayakta alkışlamaya başladı. Bono, seyircinin alkışlarını kendi üstüne alındı. Ne ki, alkışlar aslında Bono’nun arkasındaki vizyonda görünen Nelson Mandela içindi.

Oscar Ödülleri, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından veriliyor.

Oscar’ın altı ana dalda analizi

Sinema eleştirmeni Uğur Vardan dün gece dağıtılan Oscar Ödüllerini değerlendirdi. Oscar’da altı ana dalın analizini yapan Vardan, kimin hangi ödülü, neden kazandığını açıkladı. İşte 6 ödülün analizi…

Kaynak: Hurriyet.com.tr – Uğur VARDAN

EN İYİ FİLM: ’12 YILLIK ESARET’
Steve McQueen’in yönettiği yapım, hem doğru bir bakış açısına hem de Akademi’nin sevdiği türden kriterlere sahipti. ‘Politik doğruculuk’ vasfı tamamdı, (yönetmeninin diğer yapıtlarının aksine) destansı bir dille çekilmişti, psikolojik ve sosyolojik açıdan bakışı tatminkârdı ve mesele ‘Efendi-köle ilişkisi’ olunca, eğitim de kültür de bir işe yaramıyor türünden önemli bir de mesajı vardı. Doğal olarak en uygun seçimdi ve heykelin sahibi oldu.

EN İYİ YÖNETMEN: ALFONSO CUARON
Akademi sinemayı yenilen yapımlardan çok sistemi devam ettiren ama bu düzen için küçük oynamalar yapan filmleri ve onların yaratıcılarını sever. Alfonso Cuaron yetenekli bir sinemacı. ‘Yerçekimi’ de kendi çapında bir felsefi aksiyon, özellikle de varoluşsal sorunlarla fazla içli dışlı. Atmosfer de başarılı. Dolayısıyla en sistemin dışına kaymıyor, hem de sistemi içi küçük fırça darbelerine sahip rotüşlarda bulunuyor. Yani gelenekçi ama modern. Böyle bir filmi çeken adama da Akademi kayıtsız kalamazdı sanırım.

EN İYİ ERKEK OYUNCU: MATTHEW McCONAUGHEY
Bu dalda herkes ödülü kazanan Matthew McConaughey’den çok dördüncü kez eli boş dönen Leonardo DiCaprio’yu konuşuyor. Ama Akademi üyeleri, “Önünde yıllar var, yine aday olabilir” diye düşünmüştür belki de. Ve bu yüzden de bir daha böyle bir rolle karşılarına çıkma ihtimali düşük McConaughey’i tercih etmişlerdir. Üstelik McConaughey’in canlandırdığı karakter tam Oscar’lıktı: Ruhen acılı, oyuncusuna da fiziki bir farklılık getiren ve “Bakın bu rol için şunları şunları yaptı” dedirtebilecek etkileyici bir tipleme. Dolayısıyla bu dalda da Oscar, Akademi’nin kriterleri açısından doğru adrese gitti.

EN İYİ KADIN OYUNCU: CATE BLANCHETT
Bence bu dalda Meryl Streep de çok çok iyi bir performans ortaya koyuyordu ama kendisi daha önce hem defalarca aday oldu, hem de defalarca heykeli evine götürdü. Herkes gibi Akademi de değişiklik istiyor. Ayrıca “Sürekli aynı isimlere ödül veriyorlar” eleştirisini de bertaraf etmeleri gerek. Üstüne üstlük Cate Blanchett, ‘Blue Jasmine’de son derece başarılı bir performans ortaya koyarak Akademi üyelerinin işini kolaylaştırdı.

EN İYİ YARDIMCI ERKEK: JARED LETO
Akademi ‘Öteki’leri de sever. Belki bu sevgisini direkt ifade etmez ama zaman zaman kimi reflekslerle gösterir. ‘Dallas Buyers Club’ta AIDS hastası bir transeksüeli canlandırırken Jared Leto, hem Oscar jürisinin ‘Öteki’ sevgisini tatmin ediyor, hem de Allah için son derece tatminkâr bir performans sergiliyordu. Sözün özü Leto bu ödülü hak etmişti, heykel doğru adrese gitti bence.

EN İYİ YARDIMCI KADIN: LUPİTA NYONG’O
‘Bu dalda ödül Jennifer Lawrence’a da gidebilir’ ihtimali tören öncesi bir hayli dillendirildi ama genç oyuncu sırasını zaten geçen yıl savmıştı. Dolayısıyla Lawrence ‘Kırmızı halı’ şovuyla (!) yetinmeliydi. Nitekim öyle oldu ve bu dalda bence ödül en uygun isme gitti. Evet, Julia Roberts da çok iyi oynamıştı ama bu saatten sonra Oscar Roberts’a bir şey kazandırmaz ama Lupita Nyong’o’ya heykeli vermek her konuda (performans ve tarihi gerçekler) haklının yanında olmak demektir!..