50 promil kaç kadeh rakı eder?

Yeni Trafik Kanunu Tasarısı, “2 kadeh rakıya 2 yıl hapis geleceği” şeklinde yorumlandı. Ancak uzmanlar, alkolün miktarının değil tüketenin metabolizması üzerindeki etkisinin önemli olduğunu söyledi. Yakalananın ehliyetine 6 aylığına el konulan 0.50 promil (50 promil) limiti için 40 yaşındaki 70 kilo bir erkeğin 1 duble rakı içmesi yeterli olurken, aynı yaş ve kilodaki bir kadının yarım duble rakı içmesi aynı etkiyi gösteriyor.

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanıp Başbakanlık’a gönderilen Karayolları Trafik Kanunu Tasarısı, en çok yasal limitin üzerinde alkol aldıktan sonra direksiyon başına geçenlere hapis cezası getirilecek olması yönüyle tartışıldı.

Konu, basına ‘2 kadeh rakıya 2 yıl hapis’ olarak yansıdı. Ancak uzmanlar bu ölçümde sabit bir kadeh hesabı yapılamayacağını, çünkü ölçülenin alkol miktarı değil alkolün kişinin metobolizması üzerindeki etkisi olduğunu söylüyor. Bu etki de kişinin yaşına, cinsiyetine, kilosuna, son yudumu ne zaman aldığına, aç olup olmadığına, içkiyle birlikte yediklerine, ne hızla içtiğine ve daha pek çok biyokimyasal, genetik faktörlere göre değişebiliyor.

Emniyet’ten uyarı

Emniyet Genel Müdürlüğü ise dün promil alkol konusunda bir açıklama yaptı. Halen sürücüler, trafik denetimine tabii tutulduklarında 50, 100 promil alkol gibi değerlerden söz ediliyor. Yeni tasarıda ise 0.50/1.00 değerlerinden söz edilmesi, kafaları karıştırıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada tasarıda sınır değerler konusunda bir değişiklik yapılmadığı vurgulandı. Yani 0.50 ile kastedilen 50 promil alkol; 1.00 ile kastedilen 100 promil alkol. Tasarıda 1.00 olarak nitelendirilen değer, halk arasında 100 promil alkol olarak biliniyor, çünkü denetimler sırasında cihazın göstergesinde görünen rakamlar 50, 100, 110 gibi değerler olarak günlük dile yerleşmiş durumda.

Emniyet açıklamasına göre yeni tasarıda 1.00 promil ve üzeri (bilinen şekliyle 100 promil ve üstü) alkol alarak araç kullanan sürücülerin, ‘başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdükleri’ varsayılarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu düzenleyen TCK 179/3’ten yargılanmaları öngörülüyor.

0.50 promil

Ortalama 40 yaşında olan 70 kilo bir erkek için:
2 bira, 1 duble rakı, 2 kadeh şarap veya 1 duble votka

Ortalama 40 yaşında olan 70 kilo kadın için
1 bira, 0.5 duble rakı, 1 kadeh şarap veya 0.5 duble votka

Ortalama 70 yaşında bir kadın için
1 bira, 0.5 duble rakı, 1 kadeh şarap veya 0.5 duble votka

1.00 promil

Ortalama 40 yaşında, 70 kilo bir erkek için:
4 bira, 2 duble rakı, 4 kadeh şarap veya 2 duble votka

Ortalama 40 yaşında olan 70 kilo kadın için
3 bira, 1.5 duble rakı, 3 kadeh şarap veya 1.5 duble votka

Ortalama 70 yaşında bir erkek için
2 bira, 1 duble rakı, 2 kadeh şarap veya 1 duble votka

Uygulamada neler olacak?

0.50 promil (50 promil) alkolle yakalanan ticari araç sürücülerinin (taksi, dolmuş, otobüs, kamyonet ve çekici şoförleri gibi…) ehliyetlerine 6 aylığına el konulacak.

0.50-1.00 promil arası: İster ticari ister özel araç sürücüsü olsun, ehliyete 6 ay el konulacak. Para cezası uygulanacak. Bu miktar alkolle trafikte somut tehlikeye sebebiyet verenler, TCK’nın 179’uncu maddesi uyarınca 2 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabilecek.
1.00 promil ve üzerinde alkol alarak araç kullanan sürücüler, yine TCK 179 gereğince ‘başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdükleri’ gerekçesiyle 2 yıla kadar hapisle yargılanabilecek.

Trafikte alkollü araç kullananların ilk seferinde ehliyetleri 6 ay geri alınacak ve para cezası verilecek. İkinci kez yakalamada ehliyet 2 yıl geri alınacak ve para cezası uygulanacak. Üçüncü yakalamada ise ehliyet 5 yıl geri alınacak.

Bunlara dikkat

Tüketilen alkolün etkisi 45 dakikada en üst seviyeye çıkar.
Aç karnına veya hızlı biçimde içmek alkolün etkisini arttırır.
Az içmiş bile olsalar, araç sürücüleri son yudumu alır almaz hemen direksiyona geçmemeli; en az yarım saat beklemeli.
Alkol tütekimi yağlı yiyeceklerle birlikte alındığında etkisi daha az olur. Alkol alımı sırasında beyaz peynir yenmesinin temel nedeni de budur. Vücuttaki yağ oranı da alkolün etkisini azaltır.

KAYNAK: T24

Reklamlar

“Friday, i’m in love!” ya da Türkçe Mealiyle: “Cuma candır!”

Beyaz yakalı için haftanın her gününün ayrı bir önemi vardır. İş ve sosyal hayatımızda yaşadığımız gelgitlerin psikolojimiz üzerindeki etkileri bir yana, haftanın yedi gününün de bizlerin üzerinde, sırf o günün pazartesi ya da perşembe olmasından kaynaklı etkileri görülebiliyor. Yani; altı üstü bir dolunay çıkmış, sıradan bir doğa olayı gerçekleşmiş diye birilerinin durduk yere kurt adama dönüşmesi ile aynı mantık diyebiliriz.

Hadi haftanın günlerini bir inceleyelim…

Cumartesi : Çoğumuzda “cumartesi günü bir yere gidemezse ölecek” hastalığı vardır. Ne var ki, cumartesi planları değişmeye çok açıktır. Bir kereden fazla değiştirilen plandan ise bir daha hayır gelmez. Anneden gelen ani telefon, üç kere üst üste hapşuran çocuğunuz, müdürden gelen mail, “kapıdayız” diye arayan akraba, İstanbul sahil trafiği hepsi cumartesinin aleyhine çalışır. Cumartesinin zemini kaygandır, fazla güvenmeyin. Evden sabah erken çıkmaya bakın.

Pazar : Pazar sıkıntısı evrenseldir. Ev hanımı ya da emekli albaylıktan gelme apartman yöneticisi bile olsanız bu sıkıntıdan kaçamazsınız. Neden? Çünkü atalarımızdan pazar gününü pazartesinin gölgesinde geçirmeyi miras almış bir toplumuz. Yediğimiz içtiğimiz hep “lan yarın pazartesi” düşüncesiyle boğazımıza dizilir. Sohbet sırasında “öf daha eve gidip banyo yapacağım” gibi fuzuli cümleler kurarız. Şaka maka, hala sadece pazar akşamları banyo yapan insanlar var ya! Püüüü!

Pazartesi : Haftanın en korkunç günü olarak belirleyip sosyopatoloji şerhi koyduğumuz pazartesi günleri, aslında teknik olarak hiçbir şey yapmadığımız gündür. Pazartesi günleri kuşluk vaktine toplantı koyulur. Bu toplantılarda bütün hafta ne yapılacağına dair fuzuli planlar yapılır. Toplantıda “deadline” kelimesini o kadar sık duyarsınız ki, bir noktadan sonra kulağınıza “ecel vakti” gibi gelmeye başlar. Günün geri kalanında yapmanız gereken o dağlar kadar işi düşünce gücüyle çözmeye çalışırsınız. Aktif olarak elinizden iş çıkmaz. Gelin itiraf edelim, pazartesileri aslında en az çalıştığımız gündür ve bütün işler salıya kalır.

Salı : Sallı sallanmaz! Sallayamazsın. Pazartesiden kalan ve cumaya kadar yetiştirmen gereken bütün işlerin yükü salının üstündedir. Garibim pazartesinin adı çıkmış, bu salı da arada kaynamış, takılıyor sinsi gibi. Salıları iki günlük çalışır, eve serviste uyuklayarak gidersiniz. Ki zaten işten o gün geç çıkma ihtimaliniz de yüksektir. Lanetli salı!

Çarşamba: Haftanın en eğlenceli günlerinden biri olan çarşambanın kıymeti, haftanın ortasına denk gelmesindendir. Askerlikteki son haftanız gibi, doğumgünü partinize iki gün kalması gibi, Almanya’dan gelecek eli kolu dolu Kürşat dayıyı beklemek gibi renkli ve heyecanlı geçer. Çarşamba, cumanın yancısıdır. Alttan alta cumanın PR’ını yapar. Hakkını yemeyin, iyi geçinin.

Perşembe: Bir sorunlu gün de bu işte. Araştırma meraklısı Kuzey Avrupa ülkeleri bu konu hakkında bir inceleme yapacak olsa, eminim insanoğlunun sadece perşembe günleri yaşlandığına dair bilimsel açıklamalar yapabilirler. Perşembe cumaya en yakın gün olmasına rağmen geçmek bilmez arkadaş. Zaman durur, hayat durur… İşler arap saçına döner, bilgisayarlar sorun çıkartır, patron sorun çıkartır, varsa sevgili bile o gün sorun çıkartır. Perşembenin canı istediğinde ters dönmeye başlayan Merkür’le bir akrabalığı olabilir.

Cuma: İşte dünyada yaratılmış en güzel gün. Cumartesi çalışıyor bile olsanız, cumanın verdiği mutluluk haftanın hiçbir gününde yoktur. Sanki ertesi gün cumartesi değilmiş gibi, hafta sonu istediğiniz kadar plan yapmaya müsait değilmişsiniz gibi, bütün eğlence bugüne sıkıştırılır. Cumaya planımız yoksa mutsuz oluruz. : Cuma candır!

Apple’ın kârı 500 Türk devinin tam 3.5 katı

İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan araştırma sonuçları Türkiye’deki en büyük 500 şirketin toplam cirosunun neredeyse teknoloji devi Apple’ın yıllık cirosuna denk olduğunu ortaya koydu. Çok daha büyük fark ise kârlarda. Apple’ın kârı 500 Türk devinin tam 3.5 katına ulaştı.

İstanbul Sanayi Odası dün Türkiye’nin en büyük şirketlerinin sıralandığı İSO 500 listesini açıkladı.

Her ne kadar Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun toplam gelirlerinin toplamı 2011 yılına göre yüzde 9.2’lik bir artışla 353 milyar liraya çıkmış da olsa, bu rakam küresel alanda faaliyet gösteren dünya devi şirket bilançoları ile karşılaştığında kulağa oldukça az geliyor.

Cirosu neredeyse bize denk

Teknoloji devi Apple’ın açıkladığı en son yıllık verilere göre, firmanın geçen yıl yaklaşık cirosu 157 milyar dolar yani yaklaşık 300 milyar lira civarında.

Bu da demek oluyor ki Türkiye’nin 500 devinin geçen yıl üretim satışlarından elde ettiği toplam gelir neredeyse bir Apple’a denk.

En yakın rakibi ile farkı 32 milyar lira

Diğer taraftan İSO 500 sıralamasında küresel listeleri aratmayacak ciro elde eden tek şirket ise TÜPRAŞ oldu.

Uzun yıllardır olduğu gibi bu yıl da yaklaşık 40 milyar 118 milyonluk toplam gelir ile listenin en tepesindeki yerini korumayı başardı.

En yakın rakibiyle arasında 32 milyar lira fark olan TÜPRAŞ’ı, 8 milyar 164 milyon ile Ford Otomotiv izledi.

Oyak-Renault ise 7 milyar 529 milyon ile listenin üçüncü sırasında yer aldı.

Araştırmada dahilinde yer alan 500 firmanın kârlılığı ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 6.3 artışla 24 milyar 192 milyon liraya yükseldi.

Apple’ın kârı 3.3 kat daha fazla

Bu 500 şirketin kârlılık oranları Apple ile karşılaştırıldığında ise ortaya çıkan tablo daha da ilginç bir hal alıyor. Çünkü Apple’ın tek başına elde ettiği yıllık kar 42 milyar dolar yani 80 milyar lira.

Bu sonuç da Apple’ın üretim satışlarından elde ettiği toplam kârın İSO 500 listesinde yer alan firmaların karının toplamının 3.3 katı olduğunu ortaya çıkarıyor.

Tüm bunların yanı sıra Apple, İngiliz Financial Times Gazetesi tarafından yapılan ve dünyanın en büyük şirketlerinin piyasa değerleri göz önünde bulundurularak sıralandığı listenin de ilk sırasında yer aldı.

Kısa süre önce yayınlanan FT Global 500 araştırmasına göre Apple’ın bugünkü piyasa değeri 415.2 milyar dolar.

Hürriyet – Cemre Hüma Erakkuş

Akıllı telefon kullanıcıları günde en az bir kez sosyal ağlara bağlanıyor

Ericsson, bu yıl dördüncüsünü gerçekleştirdiği ConsumerLab Türkiye Araştırması’nın 2013 yılı sonuçlarını paylaştı.

Türkiye çapında, 15-69 yaş grubundan haftada en az bir kez akıllı telefon üzerinden internet kullanımı yapan toplam 1.124 (%45 erkek, % 55 kadın) kullanıcı ile gerçekleştirilen araştırma, kullanıcıların cepten internet kullanımları süresince mobil ve sabit ağ/şebekeleriyle ilgili yaşadığı deneyime ve mobil operatörlere olan sadakatlerini etkiyen temel faktörlere ışık tutuyor.

Araştırmaya göre akıllı telefon kullanıcılarının %79’u günde en az bir kez cep telefonundan sosyal ağlara bağlanıyor.

Kullanıcıların %62’si internet üzerinden anlık mesajlaşma ve %34’ü ise internet üzerinden sesli/görüntülü arama servislerini kullanıyor.

İç mekanlardaki (ev, iş, okul, …gibi) data kullanım sıklığının, dış mekanlar ve seyahat halindeyken data kullanımına göre daha yüksek olduğu dikkat çekiyor.

Diğer yandan, kullanıcılar dış alanlar dışındaki tüm mekanlarda, akıllı telefon üzerinden Wi-Fi bağlantısını 3G bağlantısına göre daha fazla tercih ediyor. Wi-Fi bağlantısının tercih edilmesinin ana sebebinin “daha yüksek hız” olduğu dikkat çekiyor.

Araştırma, tüketicilerin bir mobil operatör markasına sadakatini belirleyen ana unsurların ‘ağ/şebeke performansı’ ve ‘ödedikleri ücretin karşılığını alabilmek’ olduğunu gösteriyor.

06 Kullanıcıların en az %38’i, mobil operatör seçerken hızlı bir iletişim ağına (örneğin hızlı 3G bağlantısı,…) sahip olmasının ücretlendirme planından daha önemli olduğunu düşünüyor.

Rapor, akıllı telefon kullanıcılarının 4G teknolojisine de olumlu yaklaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki kullanıcıların en az %44’ü yakın gelecekte 4G teknolojisi sunulursa, bugüne göre daha fazla ücret ödeyerek 4G data paketlerine abone olabileceklerini ve 4G cihaz kullanabileceklerini söylüyor.

Kullanıcıların en sık karşılaştığı sorunlar arasında ‘yavaş/başarısız içerik indirme/yükleme’ ile ‘video akışı sırasında yaşanan problemler’ ilk sıralarda yer alıyor.

İş başvurularında rekor

Temmuz başından beri iş başvurularında ciddi bir artış yaşanıyor. Geçen yılın yaz dönemine göre yüzde 62 oranında artan başvurular en çok satış temsilcisi, muhasebe elemanı ve sekreter ilanlarına yapıldı.

Yenibiris.com,’un verilerine göre, bu temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62’lik bir artış yaşandı.

En çok başvuru alan ilk 5 pozisyon şöyle:

1-Satış Temsilcisi
2-Muhasebe Elemanı
3-Sekreter
4-Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi
5-Yönetici Asistanı

Yaz döneminde iş başvurularındaki artışın en önemli nedeni, üniversiteden yeni mezun olan gençler. Toplam başvuruların yarıya yakını, 25-34 yaş aralığındaki adaylar tarafından yapılıyor.

Yenibiris.com Genel Koordinatörü Burçak Pak Yılmaz şunları söyledi:

“Önceki yıllarda gençler iş başvurusu yapmak için yazın bitmesini beklerdi, artık işe alımlar yaz aylarında da hızını kesmeden devam ediyor. Üstelik birçok sektörde insan kaynakları birimlerinde iş yoğunluğu nispeten azaldığı için başvuruları değerlendirmek için daha fazla zaman ve enerji oluyor. Bütün iş arayanlara eylül ayını beklemeden niteliklerine uygun iş ilanlarına başvuru yapmalarını öneriyoruz.”

Vakıf üniversitelerinin 2013-2014 akademik yılı ücretleri

Vakıf üniversiteleri gelecek eğitim-öğretim yılı için ücretlerinde belli oranlarda artışa, gitti. Paralı eğitim veren vakıf üniversiteleri, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı ücretlerini ilan etti. Buna göre en fazla, fiyat genellikle tıp, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri için belirlenirken, lisans programlarının ücretleri 14 ile 30 bin lira arasında değişiyor. Ön lisans programlan ise 8 ile 14 lira arasında değişen ücretler talep ediyor. Vakıf üniversitelerinin tıp ve diş hekimliği gibi bölümlerinin yıllık fiyatları 27 ile 50 bin lira arasında değişirken, iki yıllık önlisans programlarının fiyattan ise daha. düşük fiyat aralığında seyrediyor. Bazı üniversitelerinin tüm bölümlerinin, bazılarının ise birkaç bölümünün ücretleri aynı kalırken, yüzde 1 ile 4 oranlarında, artış yapan üniversiteler de bulunuyor. Vakıf üniversitelerinin yıllık eğitim ücretlerine öğrencilerin barınma, ders araç gereç, yemek ve ulaşım giderleri de dahil edildiğinde öğrenimleri süresince yapacakları masraf veliler için bir “servet” harcamayı gerektiriyor.

Öğrencilerin vakıf üniversitelerinin 2013-2014 akademik yılında, ödeyecekleri ücretler söyle:
BAHÇEŞEHÎR ÜNİVERSİTESİ: Tıp Fakültesi ve bunların İngilizce Hazırlık Programı için KDV hariç 41 r bin 700 TL, mühendislik fakültesi programlan ve bunların İngilizce Hazırlık Programı için KDV hariç 28 bin 425 TL, diğer tüm lisans programları ve bunların İngilizce Hazırlık Programlan KDV hariç 26 bin TL, tüm önlisans programlan için 14 bin TL.
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ: Tıp ve diş hekimliği fakülteleri KDV dahil 27 bin TL. Mühendislik fakültesi ve Mimarlık bölümü için 21 bin 500 TL, İngilizce hazırlık ve lisans programlan 19 bin 500, ön lisans programlan 13 bin TL.
İHSAN DOĞRAMACI BİLKENT ÜNİVERSİTESİ: Bütün bölüm ve programlar KDV dahil 22 bin 250 TL.
ÇAĞ ÜNİVERSİTESİ: Tüm lisans bölümleri ve hazırlık simli KDV hariç 17 bin 130; ön lisans programları 8 bin 565 TL.
İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ: Tıp fakültesi KDV hariç 34 bin 599 TL; fen edebiyat fakültesi psikoloji bölümü 18 bin 631 TL; Florence Nightingale Hastanesi Hemşirelik Yüksekokulu 9 bin 981 TL; Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümleri 11 bin 312 TL; ebelik bölümü 9 bin 981 TL; sağlık kurumları yöneticiliği bölümü 17 bin 966 TL; sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu 8 bin 650 TL.
ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ: Tüm bölümler, meslek yüksekokulu ve hazırlık sınıfı için KDV hariç yıllık en fazla 20 bin 588 TL.
DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ: İngilizce Hazırlık sınıfı. ve lisans programlan KDV dahil 22 bin 500 TL; Türkçe lisans programlan 21 bin 150 TL.
İZMİR ÜNİVERSİTESİ: Mühendislik ve mimarlık fakülteleri KDV dahil 15 bin 500 TL; iktisadi ve idari bilimler, güzel sanatlar ile fen edebiyat fakülteleri 14 bin 500 TL; hukuk fakültesi 16 bin 500 TL; İngilizce hazırlık eğitimi 14 bin 500 TL; tıp fakültesi 30 bin TL, sağlık yüksekokulu hemşirelik bölümü 10 bin TL; fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümü 14 bin TL; meslek yüksekokulu programlan 8 bin 500 TL.
ÖZYEĞİN ÜNİVERSİTESİ: İngilizce hazırlık ve fakülteler KDV hariç 32 bin TL; yüksekokullarda otel yöneticiliği ve sivil hava ulaştırma işletmeciliği 21 bin 500 TL, pilot eğitimi için 26 bin 950 TL. İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ: Tüm meslek yüksekokulları, yüksekokullar ve fakültelerin İngilizce hazırlık programları KDV hariç 27 bin 280 TL. Fen Edebiyat Fakültesinin psikoloji programı hariç diğer tüm programlan, İktisadi ve İdari Bilimler, İletişim Fakülteleri ile Mimarlık Fakültesi’nin iç mimarlık, endüstri ürünleri tasarımı programlan ile Mühendislik Fakültesi için KDV hariç 27 bin 280 TL, Hukuk Fakültesi ve Mimarlık Fakültesi’nin mimarlık programı, Fen Edebiyat Fakültesi’nin psikoloji programı KDV hariç 29 bin 360 TL, Uygulamak Bilimler Yüksekokulu ve Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu için 20 bin 750 TL, Sağlık Bilimleri Yüksekokulu için 22 bin 930 TL, Meslek Yüksekokulu ve Adalet Meslek Yüksekokulu programları için KDV hariç 19 bin 510 TL.
İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ: Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi için KDV dahil 24 bin 800 TL, Hukuk Fakültesi KDV dahil 24 bin 200 TL, Fen-Edebiyat Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi ile Sanat ve Tasarım Fakültesi için KDV dahil 23 bin 400 TL, İngilizce hazırlık KDV dahil 23 bin 400 TL, meslek yüksekokullarının ücretleri ise KDV dahil 12 bin 800 TL.
KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ: Mühendislik ve Doğa. Bilimleri Fakültesi, İktisadı, İdari ve Sosyal Bilimler, İletişim ve Sanat ve Tasarım Fakülteleri ile hazırlık sınıfı KDV hariç 27 bin 390 TL, Hukuk Fakültesi KDV hariç 30 bin 129 TL, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu KDV hariç 17 bin 490 TL, meslek yüksekokulu KDV hariç 11 bin 990 TL.
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ: Mühendislik-Mimarlık Fakültesi KDV hariç 20 bin 420 TL, Fen-Edebiyat Fakültesi, Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimleri Fakültesi ile İletişim Fakültesi için KDV hariç 20 bin ^ 260 TL, Güzel Sanatlar Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokuluna bağlı bölümler için KDV hariç 18 bin 270 TL, Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne bağlı bölümler 16 bin TL, Hukuk Fakültesi için KDV hariç 25 bin TL, Diş Hekimliği Fakültesi KDV hariç 35 bin TL, meslek yüksekokulu için KDV hariç 9 bin 135 TL, Adalet Meslek Yüksekokulu için KDV hariç 11 bin 820 TL.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ: Diş Hekimliği Fakültesi için KDV hariç 40 bin TL, Tıp Fakültesi için KDV hariç 35 , bin TL, Eczacılık Fakültesi için KDV hariç 30 bin ‘TL, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi ile Hukuk Fakültesi için KDV hariç 25 bin TL, Fen Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimleri, İletişim ve Ticari Bilimler Fakülteleri ile yabancı dil hazırlık programları 20 bin 500 TL, Güzel Sanatlar Fakültesi 19 bin 500 TL, Sağlık Bilimleri Fakültesi 16 bin 500 TL, Eğitim Fakültesi 14 bin 500 TL.
PİRİ REİS ÜNİVERSİTESİ: Lisans programları için İngilizce hazırlık sınıfı dahil KDV hariç 21 bin TL, Denizcilik Meslek Yüksekokulu için İngilizce hazırlık sınıfı dahil KDV hariç 12 bin 500 TL.
ATILIM ÜNİVERSİTESİ: Mühendislik fakültesi ile Hukuk Fakültesi için KDV dahil 21 bin 450 TL, diğer 4 yıllık bölümler ile tüm bölümlerin İngilizce hazırlık sınıfları için KDV dahil 20 bin 650 TL.
BEYKENT ÜNİVERSİTESİ: Hukuk Fakültesi KDV hariç 20 bin 371 TL, uzaktan eğitim sistemi ile eğitim veren lisans bölümlerinde KDV hariç 4 bin 630 TL, diğer tüm lisans programlan ve yabancı dil hazırlık programında. KDV hariç 16 bin 899 TL, önlisans programlarında. KDV hariç 8 bin 56 TL.
TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ: Tıp Fakültesi KDV dahil 30 bin TL, Uluslararası Girişimcilik Bölümü hariç öğrenim ücreti KDV dahil 21 bin 180 TL.
ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ: Tıp Fakültesi hazırlık sınıfı için KDV dahil 47 bin 500 TL, Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümü ile Sağlık Yönetimi Bölümleri için KDV dahil 19 bin TL, Hemşirelik Bölümü KDV dahil 8 bin 750 TL, Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ile Psikoloji Bölümü KDV dahil 30 bin TL, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu için KDV dahil 13 bin TL.
HALİÇ ÜNİVERSİTESİ: Hemşirelik Yüksekokulu KDV dahil 15 bin 500 TL, İngilizce hazırlık sınıfı KDV dahil 15 bin TL, Fen-Edebiyat Fakültesi, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı ile Matematik için KDV dahil 16 bin 500 TL, Psikoloji için 20 bin TL, Moleküler Biyoloji Genetik için KDV dahil 19 bin 500 TL, Mimarlık Fakültesi için 21 bin 500 TL, Mühendislik Fakültesi 21 bin 500 TL, İşletme Fakültesi 19 bin 500 TL, Sağlık Bilimleri Yüksekokulu, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Beslenme ve Diyetetik için KDV dahil 17 bin 500 TL, Ebelik için KDV dahil 14 bin 500 TL, meslek yüksekokulu için KDV dahil 11 bin 500 TL.
IŞIK ÜNİVERSİTESİ: Hazırlık ve lisans programlan için KDV hariç 23 bin 257 TL.
KOÇ ÜNİVERSİTESİ: Tıp Fakültesi KDV dahil 50 bin 300 TL. Tıp Fakültesi dışındaki programlan için KDV dahil 33 bin 500 TL.

Sert kabuklu kuru yemişler kalp dostu

Bilimsel çalışmalar, sert kabuklu kuru yemişlerin kalp ve damar sağlığını koruduğunu, kanser riskini de azalttığını gösteriyor.

Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Duman, “Bilimsel çalışmalar, sert kabuklu kuru yemişlerin kalp ve damar hastalıkları ile kansere bağlı ölüm riskini önemli derecede azalttığını gösteriyor” dedi.

Duman, İspanya’da 55 ile 90 yaş aralığındaki 7 bin kişinin katıldığı araştırmayla kuru yemiş tüketim miktarı ile kalp, damar hastalığı ve kansere bağlı ölüm oranı arasındaki ilişkinin değerlendirildiğini anlattı.

Araştırmada ortalama 4,8 yıl hasta takibi yapıldığını aktaran Duman, “Bir haftada 1 porsiyonu 28 gram olmak üzere 3 porsiyondan fazla sert kabuklu kuru yemiş tüketen kişiler, bu yiyeceği tüketmeyen kişilerle karşılaştırıldığında, kalp ve damar hastalığına bağlı ölümlerde yüzde 55, kansere bağlı ölümlerde ise yüzde 40 oranında azalma olduğu saptanmıştır” diye konuştu.

Duman, günlük beslenme diyetine sert kabuklu kuru yemişlerin eklenmesinin olumlu sonuçlar doğurabileceğine dikkati çekerek, “Bilimsel çalışmalar, ceviz, fındık, badem, çam fıstığı, fıstık, kaju gibi sert kabuklu kuru yemişlerin kalp ve damar hastalıkları ile kansere bağlı ölümleri azaltmada etkili olabileceğini göstermiştir. Ayrıca, bu bilimsel çalışmaları yürüten araştırmacılar sert kabukluların yüksek oranda doymamış yağ asitleri, lif, antioksidan, kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller içerdiğini, bunların sağlık üzerinde olumlu etkilerden sorumlu olabileceğini bildirmiştir” ifadesini kullandı.