Herbalife’tan bloggerlara güzellik tavsiyeleri

ABD’den ülkemize gelen Herbalife’ın Dış Beslenmeden Sorumlu Global Pazarlama Direktörü Jacquie Carter, ayağının tozu ile bloggerlar ile bir araya geldi. 27 Nisan Cuma günü gerçekleşen etkinlikte Jacquie Carter, bloggerlara cilt bakım ürünlerinin kullanımı ile ilgili bilgi verdi.

Öncelikle temiz bir cildin öenmine değinen Jacquie Carter, özellikle tonik kullanımına özen gösterilmesini istedi. Tonik’in belki de su gibi olmasındna kaynaklanan bir önemsenmeme hali olduğunu belirten Jacquie Carter, ciltte biriken ve gözeneklerin içinde siyah siyah kendini gösteren toz, kir, ölü cilt hücrelerinin tonik ile gittiğini söyledi.

Jacquie Carter, krem kullanımı öncesi de parmak uçlarımızı ıslatıp yüzümüzü nemlendirmemiz gerektiğini, böylece ürünlerin su ile etkileşime gireceğini daha hızlı nüfuz edeceğini vurguladı.

Haftada 1 maske kullanılması gerektiğini, maskenin cilt temizleme, tonikleme ve nemlendirme işlemini tek seferde yaptığını belirten Jacquie Carter, uzun yolculuklar ve yorucu günlerin ardından da maske uygulaması ile cildin kaybettiği enerjinin ona kazandırılabileceğini dile getirdi.

Eat & Drink and Shoot Studio’da gerçekleşen etkinlikte bloggerlar İnci hanımın lezzetli atıştırmalıklarının da keyfini çıkardı.

Etkinliğe İrem Erdilek ( www.slingomom.com ), Sena Baran ( www.dorikus.com ), Ayça Doğuş ( www.pi.web.tr ), Ahu Ateşel ( www.ahuatesel.com ), Senem Kulak ( http://rebeltakipte.blogspot.com ) ve Didem Gündoğdu (http://followupfashion.blogspot.com) katıldı.

Herbalife, Skin Activator® ile nemlendirirken yeniliyor

Herbalife’tan her şeyin en güzelini hak eden kadınlar hep genç, hep güzel kalsın diye yaşlanma belirtilerini geciktirici özelliklere sahip bir cilt bakımı serisi. Skin Activator®, yaşın ilerlemesiyle birlikte belirginleşen ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltıyor, genç görünmeye yardımcı oluyor.
Sağlıklı yaşam sektörünün lider markası Herbalife, hep genç ve güzel kalmak isteyenlerin imdadına Skin Activator® serisi ile yetişiyor.
Zamanla, hücrelerin doğal aktiviteleri yavaşladığından, ince çizgiler ve kırışıklıklar ortaya çıkıyor. Güneş ışınları, çevre kirliliği ve yaşam tarzı da bu istenmeyen etkileri artırıyor. 25 yaşından başlayarak cildin doğal proteini olan kolajen üretimi azalıyor ve cilt giderek nem ve protein kaybetmeye başlıyor. Bu nedenle de ciltte sarkmalar yaşanıyor. Özellikle gözler, ağız, yüz, boyun, göğüs ve dekolte bölgesi cilt yaşlanması açısından vücudun en şanssız bölgeleri. İşte tam da bu noktada Herbalife Skin Activator® serisi devreye giriyor.
Skin Activator® gelişmiş glukosamin kompleksi ile formüle edilmiş, yaşlanma belirtilerini geciktirici özelliklere sahip bir cilt bakımı serisi. Kolajen yapılanmasına yardımcı gelişmiş glukosaminli formülüyle cildin doğal kolajen üretimini destekleyerek yenilenmesine yardımcı oluyor. Çoğu insanın alerjik olduğu kabuklu deniz hayvanlarından değil de deniz yosunundan elde edilen, kolajen oluşturucu glükosamin kompleksi, yaşın ilerlemesiyle birlikte belirginleşen ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azaltıyor, genç görünmeye yardımcı oluyor. Cildi besleyip daha yumuşak, pürüzsüz ve sıkı olmasına destek oluyor. Cildinizin duruluğunu ve parlaklığını arttırıyor, ayrıca cildin nem dengesini düzenlemeye ve doğal yapısının korumasına da yardımcı oluyor.
Skin Activator® serisindeki ürünlerin içeriğindeki aktif glukosamin kompleksi üzerinde gerçekleştirilen testlerin sonuçlarına göre; 3 aylık düzenli kullanım sonucunda ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünde yüzde 57 azalma, kırışıklıkların derinliklerinde yüzde 55 azalma, cildin nem dengesinde yüzde 51 iyileşme ve cilt parlaklığında ise yüzde 45 artış gözlenmiştir. Ayrıca 4 haftalık düzenli kullanım sonucunda ise cildin pürüzsüzleşmesinde yüzde 40 ve cilt sıkılığında yüzde 23 artış gözlenmiştir.
Yaşlanmaya eğimli bölgeleri hedef almaya yardımcı olan dekolte kremi, gündüz losyonu, dudak kremi, göz kremi ve yenileyici gece kremi olmak üzere 5 üründen oluşan Skin Activator® özellikle +35 yaş grubuna hitap ediyor.

Herbalife Radiant C® ile ışıl ışıl bir cilt

Radiant C® içeriğindeki C vitamini ile cildin parlaklığını en üst düzeye çıkarırken, stresin cilt üzerindeki etkilerini minimum seviyeye indirerek donuk ve yorgun görünen cilde enerji verir.

Sağlıklı yaşam sektörünün lider markası Herbalife, ile ışıl ışıl bir cilde sahip olmak mümkün. Herbalife’ın ferahlatıcı bir cilt ve vücut bakım serisi olan Radiant C®, cildin sağlıklı, ışıltılı bir görünüme sahip olmasına yardımcı olmak için formüle edildi.
Cilde doğrudan antioksidan koruma sağlayan C vitamini esaslı olan Radiant C® cildin parlaklığını en üst düzeye çıkararak ve stresin cilt üzerindeki etkilerini minimum seviyeye indirerek donuk ve yorgun görünen cilde enerji veriyor.
Cildin nem dengesini korumaya yardımcı olmak ve daha pürüzsüz bir cilt sağlamak üzere E vitamini de içeren Radiant C®, günlük kullanıma uygun vitaminler ile SPF 15 içeriyor.
Vücut losyonu, günlük nemlendirici jel krem, yüz temizleyicisi ve ferahlatıcı yüz spreyi olmak üzere 4 üründen oluşan Radiant C® özellikle +18 yaş grubuna tavsiye ediliyor.

Herbalife NouriFusion® ile daha yeni, daha parlak bir cilt

Hem kadınlar hem de erkekler için temel günlük yüz ve cilt bakımı serisi olan NouriFusion®, içeriğinde A, C ve E vitaminleri ile cildin yenilenip beslenmesine yardımcı olurken, sağlıkla parlamasını da sağlıyor.
Sağlıklı yaşam sektörünün lider markası Herbalife, NouriFusion® serisi ile A, C ve E vitaminlerini tek üründe bir araya getiriyor. Hem kadınlar hem de erkekler için temel günlük cilt bakımı serisi olan NouriFusion®, içeriğindeki A vitamini ile cilt hücrelerinin yenilenmesine ve yaşlanmanın ilk işaretleriyle mücadeleye yardımcı olurken, C vitamini ile kolajen üretiminin artırılmasına, E vitamini ile de serbest radikallerle savaşmaya ve cildi nemlendirmeye yardımcı oluyor.
12 ürünü bulunan NouriFusion® serisi, cildin temizlenmesine, toniklenmesine ve nemlendirmesinin yanı sıra beslenmesine de destek oluyor.
“Normalden kuruya dönük ciltler” ve “normalden yağlıya dönük ciltler” için vitaminli temizleyici, vitaminli tonik, UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan vitaminli nemlendirici SPF15 ile maskesi olan NouriFusion® serisinde ayrıca, her cilt tipi için göz kremi, göz jeli, peeling etkili temizleyici krem ve gece kremi bulunuyor.
NouriFusion® göz jeli, hemen hemen hiç yağ bezi içermediğinden yaşlılık belirtilerinin görüldüğü ilk alanlardan biri olan gözaltı torbalarını hedef alıyor. Yorgun gözlerin görünümünü canlandırıyor ve ifadeyi tazeliyor, ince çizgi ve kırışıklıkların görünümünü azaltıp, gözaltı torbalarının azalmasına yardımcı oluyor.
NouriFusion® gece kremi ise cildin onarımını destekliyor ve cildi derinlemesine nemlendiriyor.
NouriFusion® nemlendirici maske, kuru cilt görünümünü azaltmaya yararken; NouriFusion® arındırıcı maske ise cilt dokusunu, tonunu ve sıkılığını iyileştirmeye yardımcı olur.

Jacquie Carter –
Herbalife Dış Beslenmeden Sorumlu Global Pazarlama Direktörü

Jacquie Carter, 11 yıldır çalıştığı Herbalife’taki kariyerine, yeni ürün geliştirme ve global ürün pazarlamanın yürütüldüğü Ürün Pazarlama departmanında başladı. Görevi global ürün fikirleri araştırmak, Araştırma ve Geliştirme takımıyla birlikte formüle etmek ve ürünleri dünya çapında tanıtmaktı. Jacquie, bugüne kadar aralarında Radiant C, Herbal Aloe, NouriFusion ve Skin Activator’un da olduğu 30’un üzerinde Herbalife ürününün tanıtımına dahil oldu.
Herbalife’ın Dış Beslenme yani Cilt Bakımı, Saç ve Vücut Bakımı ürünlerinin yararlarını tanıtan ve eğitim veren Jacquie’nin, bu konudaki uzmanlığı artık dünya çapında biliniyor. Jacquie, Dış Beslenme Ürün Eğitimcisi olarak Herbalife’ın Araştırma ve Geliştirme uzmanlarıyla, Beslenme Danışma Kurulu’yla ve dünyanın her yerinden lider Distribütörlerle birlikte çalışıyor. Dünya çapında Distribütörlerin en güncel ürün bilgilerini ve eğitimleri almasını sağlarken, pazara en iyi ürünleri sunmak için çaba sarf ediyor.
Şu an Dış Beslenme Ürünleri Pazarlama Direktörü olarak görev alan Jacquie, dış beslenme ve tanıtılacak yeni ürün konseptleri için uzun süreli strateji oluşturmaktan sorumlu. UCLA (Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles, ABD) İletişim bölümü mezunu, kişisel bakım maddeleri teknolojileri ve ürün formülasyonları eğitimi alan Jacquie, Güzellik Terapisi diplomasına da sahip. Jacquie Carter’ın 20 yıllık Uluslararası Pazarlama ve Ürün geliştirme tecrübesi var.

HERBALIFE HAKKINDA:
1980 yılında ABD’de Mark Hughes tarafından kurulan Herbalife International, hisseleri New York Borsası’nda (NYSE) işlem gören, dünyanın en büyük global ağ pazarlama şirketlerinden biridir. Herbalife International, bilimsel olarak tasarlanmış, kilo kontrolü, gıda takviyesi ve kişisel bakım ürünleri perakende satışını, dünya çapında 81 ülkede, yaklaşık 2.7 milyon bağımsız distribütör aracılığı ile gerçekleştirmektedir.
Türkiye’deki faaliyetlerine Mart 1998’de başlayan ve Doğrudan Satış Yöntemi ile satış yapan Herbalife Türkiye’nin 25 bin distribütörü bulunmaktadır. Ömür boyu sağlıklı bir beslenme sistemi vaat eden Herbalife İç ve Dış Beslenme Ürünleri, Herbalife Beslenme Enstitüsü ve Bilimsel Danışma Kurulu’ndaki Nobel Ödüllü Bilim adamlarının ortak çalışmaları sonucunda tüketime sunulmaktadır. Herbalife, dinamik satış ağı ve muhteşem ürünleri ile bulunduğu tüm ülkelerde insanların yaşam kalitesini yükseltmeye yardımcı olmaktadır.

Erikli ile EKS Mutfak Akademisi’nden otantik lezzetler

24 Nisan’da Erikli suyun bloggerlar için verdiği bir workshop’a katıldım. EKS Mutfak Akademisi’nde Şef Barış Bey ile Sinan bey ve Atşegül hanımın yardımlarıyla birbirinden lezzetli üç çeşit yemek yaptık. İşte isze o keyifli akşamdan tarifler.

BADEMLİ KREMALI MANTAR ÇORBASI
1 su bardağı mantar (ince dilimlenmiş)
2 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı
2 su bardağı süt
2 su bardağı tavuk suyu
2 yemek kaşığı badem (sıcak suda kabukları soyulmus)
Yarım demet dereotu
1 çorba kaşığı Teriyaki sos (isteğe bağlı)
Tuz

1)Tereyağını tencerede eritip mantarları ilave edelim ve kavuralım.Bademleri ekleyip renkleri değişene kadar kavurma işlemine devam edelim.
2)Unu ekleyip rengini sarartmadan birlikte kavuralım.Arzuya göre bu aşamada teriyaki sos ilave edebiliriz.Süt ve tavuk suyunu ilave edip kısık ateşte pişirelim.
3)Pişirdikten sonra kremasını ekleyip karıştıralım.
4)Hazırladığımız çorbayı blendardan geçirelim.(Eğer istersek blendardan geçirdikten sonra bir tülbent yardımı ile tamamen pürüzsüzleştirebiliriz)
5)Blendardan geçirdikten sonra dereotu ile süsleyip servis edelim .

TAVUK BİRYAN İLE SEBZELİ SOTE

Yarım kg kemiksiz tavuk budu (derisini alıp,jülyen doğrayalım)
2 tane küçük boy patates (küp küp doğrayalım)
1 tane orta boy soğan
1 tane orta boy domates (soyup küp küp doğrayalım)
2 diş sarmısak
1 çay kaşığı pul biber,toz zerdeçal,karabiber,zencefil,kakule,pul biber,tuz
1 yemek kaşığı yoğurt
1 tane çubuk tarçın
2 yaprak taze nane
Sıvı yağ

1)Geniş bir tencerede patatesleri kızartalım,yağını bir havlu kağıt yardımı ile süzüp kenara alalım.
2)Aynı tencerede 2 yemek kaşığı yağ ile soğan ve sarımsakları kavuralım.Pul biber,zerdeçal,kimyon ve domatesleri ekleyip 5 dk boyunca sürekli karıştıralım,yoğurt,kakule,çubuk tarçını ekleyelim.Tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte ara ara karıştırarak pişirelim.
3)Karışım yumuşak bir kıvam aldığında (helmelendiğinde)tavukları ekleyip karıştıralım ve tavuklar yumuşayana kadar kısık ateşte 15-20 dk pişirelim.
4)Pişen tavuklarımıza kenara aldığımız patatesleri de ekleyip içindeki çubuk tarçını çıkaralım.
5) 5 dk kadar birlikte kısık ateşte pişirip ateşten alalım ve taze nane yapraklarını attıktan sonra tavuğumuz servise hazır.

FİRİK PİLAVI

Firik Pilavı ismini aldığı FİRİK BULGURU ile yapılıyor,bu bulgur bildiğimiz bulgurlardan biraz farklı isli bir kokusu var ve koyu bir rengi var görüntü olarak buğdayın koyu renkli ve biraz daha incesi. Pilav pişerken ve pişip yedikten sonra ise damağınızda bıraktığı tat ve geriden gelen o isli koku gerçekten de çok lezzetli.

Firik Bulgurunu pişirirken eğer evde varsa ET SUYU ile pişirmenizi öneririm eğer yoksa normal sıcak su kullanalım.

2 su bardağı firik bulguru
3 su bardağı et suyu (yoksa sıcak su )
2 adet soğan (küp küp doğrayalım)
2 adet domates (küp küp doğrayalım)
Yarım kırmızı biber (küçük küp şeklinde doğrayalım)
1 yemek kaşığı salça
1 tatlı kaşığı tuz,karabiber,pul biber
2 yemek kaşığı tereyağı
2-3 yaprak maydanoz (süslemek için)

1)Tencereye tereyağını koyup eritelim,soğanı ilave edip kavuralım.Soğanlar kavrulduktan sonra kırmızı biber,salça ve domatesleri ekleyip helmelenene kadar pişirelim.İçine firik bulguru,tuz,karabiber ve pul biberi de ekledikten sonra biraz karıştırıp sıcak suyu ekleyelim.Suyunu çekene kadar kısık ateşte pişirelim.Ocaktan alıp dinlendirelim ve maydanozla süsleyerek servis edelim

Bu bulgur ile yapılan pilavda bulgurlar biraz diri kalıyor.Eğer çok diri sevmiyorsanız pişme aşamasında tadına bakarak sıcak su ilave edip damak tadınıza uygun şekilde pişirebilirsiniz.

Bu etkinlik için başta Erikli olmak üzere EKS Mutfak akademisi ve seflerine teşekkür ederim….

Bu hafta vizyona 8 yeni film girecek

Bu hafta vizyona biri yerli olmak üzere 8 yeni film girecek.

Haftanın gerilim filmlerinden “Kuzgun” filminde (The Raven) başrolü üstlenen John Cusack, hayatı skandallarla dolu Amerikalı yazar Edgar Allan Poe’yu canlandırıyor. Yönetmenliğini sinemaseverlerin “V for Vendetta” filminden hatırlayacağı James McTeigue’ın ve senaryo yazarlığını Hannah Shakespeare ve Ben Livingston’un yaptığı filmin konusu ise şöyle:
“Delinin biri, Poe’nun yazdığı en dehşetengiz hikayelerden esinlenerek korkunç cinayetler işlemeye başladığında Baltimorlu genç bir dedektif (Luke Evans) ve Poe elele vererek, yazarın şiddet dolu öykülerinin birer birer gerçeğe dönüşmesini önlemek için katilin peşine düşer. Yaşanan ölümcül kedi-fare oyunu, Poe’nun sevgilisi (Alice Eve) katilin hedefi haline geldiğinde zirveye ulaşır.”

Korku filmi geleneklerini alt üst eden “Dehşet Kapanı”Drew Goddard’ın yönettiği “Dehşet Kapanı” (The Cabin in the Woods) beş arkadaşın ormanda bir kır evine gitmeleriyle yaşanan kötü olaylara ilişkin klasik bir korku filmi gibi başlıyor.
Ancak her tarafın kan gölüne dönmesinin ardından gençler geleneksel korku filmi tepkileri vermeye başlayınca, kontrol odasındaki bir grup teknisyen, korkan gençlerin her hareketini takip ediyor, hatta hareketlerine yön veriyor. Film bu aşamadan sonra hayal gücü ve ince mizah harmanından oluşan bir macerada korku filmi geleneklerini alt üst ediyor.
Filmin başrollerini Chris Hemsworth, Kristen Connolly, Anna Hutchison, Fran Kranz, Jesse Williams, Richard Jenkins ve Bradley Whitford paylaşıyor.

-Paranoid bir korku gerilim “Ölümün Sesi”-“Ejderha Dövmeli Kız” filminin yıldızı Noomi Rapace’in başrolde olduğu “Ölümün Sesi” (Babycall), Anna ve sekiz yaşındaki oğlu Anders’in yeni taşındıkları apartmandaki hikayesini anlatan paranoid bir korku-gerilim filmi.
Eski kocasından kaçarak adresini gizli tuttuğu bir yere taşınan Anna, oğlunun güvenliği için başucuna koyabileceği bir bebek telsizi alır, ancak zamanla telsizden garip sesler, çığlıklar gelmeye başlar.
Pal Sletaune’un yazıp yönettiği filmin diğer oyuncuları arasında, Kristoffer Joner, Vetle Qvenild Werring, Stig R. Amdam yer alıyor.

Kötü zamanlarda birbirine iyi gelenlerin hikayesiYönetmenliğini ve senaryo yazarlığını Rezzan Tanyeli’nin yaptığı “Pazarları Hiç Sevmem” filmi, hayatlarının en kötü dönemlerinde tesadüf eseri karşılaşan Oğuz ve Deniz’in birbirlerine “iyi gelmeleri”nin hikayesini anlatıyor.
Bu haftanın tek yerli yapımı, ayrılıklar, yollar, düğünler, cenazeler, takıntılar ve insanlık halleri üzerine bir film.
Filmde, Melisa Sözen, Edhem Dirvana, Umut Kurt, Ezgi Mola, Hasibe Eren, Ayşen Gruda, Kenan Demirok, Şebnem Dilligil ve Barış Bağcı rol alıyor.

Paris’te sıradışı bir aşk
Haftanın romantik komedi filmi “Aşkın Renkleri”nin (La Delicatesse) yönetmenliğini David Foenkinos üstlendi.
Audrey Tautou, François Damiens, Bruno Todeschini, Melanie Bernier, Josephine de Meaux gibi isimlerin rol aldığı filmin konusu şöyle:
“Güzel, mutlu ve başarılı Parisli bir yönetici olan Nathalie üç senelik evliliğin ardından aniden dul kalır. Ruh eşi olan kocasının ölümüyle baş edebilmek için, kendisini işine adar. Bir gün Nathalie’nin yaşama sevinci açıklanamaz bir biçimde kendisine bağlı çalışan Markus tarafından yeniden alevlenir. Markus görünüşte sıradan, beceriksiz ve çok da yakışıklı olmayan bir adamdır. Başta Nathalie’nin beklenmedik ilgisi karşısında afallayan Markus, zamanla onun duygularına inanmaya başlar ve aralarındaki romantizm artar. Bir süre sonra, ilişkileri tuhaf olmaktan çıkıp gerçek sevgiye dönüşen Nathalie ve Markus, kendi şüpheleri kadar çevrelerindeki insanların yargılayıcı tavırları da dahil birçok engeli aşmak zorunda kalır.”

20. yüzyılın başlarında Arabistan’da geçen “Kara Altın”
Kara Altın” (Black Gold), acımasız topraklar üzerinde aşk ve gücün efsanesini anlatan bir dram.
Tahar Rahim, Antonio Banderas, Mark Strong, Freida Pinto, Riz Ahmed ve Akin Gazi’nin rol aldığı filmin yönetmenliğini Jean Jacques Annaud üstlendi.
Filmin, 20. yüzyılın başlarında Arabistan’da geçen hikayesi şöyle:
“Acımasız çöl güneşinin altında, iki savaşçı kabile karşı karşıyadır. Hobeika Emiri Nesib (Antonio Banderas) ve rakibi Salmaah Sultanı Amaar (Mark Strong), barış için ‘Sarı Kuşak’ adı verilen, kimsenin yaşamadığı topraklar üzerinde hak iddia etmemeye karar verir. Karşılığında Nesib o zamanın kabile yasalarına göre Amaar’ın iki oğlunu kendi evladı gibi büyütecektir. Oğullardan biri büyüdüğünde yenilmez bir savaşçı olan Saleeh, diğeri kendini kitaplar ve bilgiye adamış Auda’dır. Bir gün Nesib’in topraklarını ziyaret etmek için Amerika’dan gelen bir petrolcü emir, topraklarında hayal bile edemeyeceği kadar büyük değer taşıyan petrol rezervleri olduğunu söyler. Tek sorun, rezervlerin ‘Sarı Kuşak’ içinde yer almasıdır. Babasının topraklarına dönmeye çalışırken öldürülen Saleeh, iki emirin arasındaki bağları gerginleştirir. Tekrar sulhu sağlamak için Nesib’in güzel kızı Prenses Leyla (Freida Pinto) ile Auda’nın evlenmesine karar vermişlerdir. Çocukluklarında başlayan aşkları, iki kabile için de yeni bir başlangıç olacaktır. Fakat bunun gerçekleşmesi için üstesinden gelmeleri gereken çok büyük problemler vardır.”

Yaşını almış İngilizler, Hindistan’daki egzotik tatilde aşkı yeniden keşfeder
“Marigold Oteli’nde Hayatımın Tatili” (The Best Exotic Marigold Hotel), Deborah Moggach’ın “These Foolish Things” romanından esinlenilerek, Ol Parker’ın senaryosu ile beyaz perdeye aktarılmış bir komedi-dram.
Oyuncuları arasında Maggie Smith, Judi Dench gibi Oscar ödüllü oyuncuların yanı sıra Bill Nighy, Tom Wilkinson, Dev Patel, Penelope Wilton, Celia Imrie, Tena Desae, Ronald Pickup gibi yıldızların yer aldığı filmin yönetmen koltuğunda “Aşık Shakespeare” filmiyle tanınan John Madden oturuyor.
Filmde yaşını almış bir grup İngiliz, emeklilik dönemindeki tatillerini ucuz ve bir o kadar da egzotik Hindistan’da geçirmeye karar veriyor. Marigold Oteli’nin reklamları ve sunduğu rahat yaşam düşlerine kapılan bu birbirinden bağımsız grup, oraya vardıklarında otelden geriye yalnızca eski şatafatlı halinin kaldığını görür. Bekledikleri lüks tatilden eser olmasa da bu mekanda yaşadıkları ve birbirleriyle kurdukları ilginç bağ sonucunda hayatın tadını ve aşkı yeniden keşfeder.

Komediye dönüşen bir soygun
Rob Minkoff’un yönettiği komedi-suç filmi “Çifte Soygun”nda (Flypaper) izleyenler, birbirlerinden habersiz olarak aynı bankayı soymaya çalışan iki grubun hikayesine tanık olacak.
Çıkan çatışma sonrası bankada rehin kalan Tripp Kennedy (Patrick Dempsey), güzel ve akıllı veznedar Kaitlin ile (Ashley Judd) yakınlaşır. Çetelerin biri profesyonellerden, diğeri de şuursuzluk derecesinde amatör olan iki saf adamdan oluşmaktadır. Ancak güvenlik sistemi, gün sonu kilidini devreye sokunca herkes binaya kilitlenir. Gece ilerledikçe şamatalı bir kedi-fare oyunu oynanacaktır.

Türkiye’de 10 kişiden 8’i alkolün tadını bilmiyor

Ülke genelinde 12 bin hane dolaşıldı ve kadın-erkek toplam 23 bin kişiyle görüşüldü. İlginç sonuçların ortaya çıktığı ‘aile yapısı’ araştırmasında, alkol kullanımının azlığı da dikkat çekti.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın yürüttüğü “Türkiye’de Aile Yapısı Araştırması”nın sonuçları açıklandı.

Ülke genelinde 12 bin hanede 18 yaş üstü 10 bin 362 erkek, 13 bin 17 kadın olmak üzere toplam 23 bin 379 kişi ile görüşüldü.

18 yaş altı 9 bin 356 erkek, 6 bin 703 kadın olmak üzere toplam 16 bin 59 kişinin demografik bilgisinni de alındığı araştırmada, bireylerin televizyon izleme alışkanlıklarından kültürel aktivitelere katılımına, alkol kullanımından evlilik kararına kadar birçok konu incelendi.

Araştırmanın ortaya koyduğu bazı dikkat çeken bilgiler şöyle:

En büyük boşanma sebebi ilgisizlik
Araştırmada en dikkat çeken sonuçlardan biri boşanma nedenlerinin sıralaması oldu. Genel kanının aksine boşanmada ilk sıralarda, dayak, aldatma, ekonomik yokluk yer almıyor. Yüzde 27,3’lük oranla “eşlerin birbirine ilgisizlik ve sorumsuzluğu” boşanma nedenlerinde açık ara birinci çıktı.

Araştırmada, Türkiye’de evlenmiş bireylerin yüzde 95’inin yalnız bir kez evlilik yaptığı görüldü. 2006’da tüm evlilikler için ilk evliliğin devam ettirenlerin oranı yüzde 86,2 tespit edilmişken, yüzde 8,9’unun eşinin vefat ettiği, yüzde 4,3’ünün boşandığı, binde 6’sının da ayrı yaşadığı tespit edilmişti.

Görücü usulü hala yaygın
Araştırmada, ilk evlilik kararının nasıl verildiğiyle ilgili ilginç veriler ortaya çıktı. Buna göre, araştırmaya katılanların yüzde 44,2’si görücü usulü ve kendi kararıyla ilk evliliğini yaptığını bildirdi. Yüzde 38,7’si kendi seçimi ve ailesinin rızasıyla, yüzde 9,4’ü görücü usulü ve kendi görüşü sorulmadan evlendiğini belirtti.

Bu sonuçlara göre, Türkiye’de fikri alınmadan görücü usulüyle evlenenlerin oranının yıllar itibarıyla düşüş gösterdiği belirlendi. 1950’lerde bu oranın yüzde 29 seviyelerinde idi.

Alkol kullanımı Alkol kullanma alışkanlıklarına bakıldığında ise katılımcıların yüzde 82,5’i hiç alkol kullanmadığını belirtti. Her gün kullananların oranı binde 6, haftada 1-2 gün kullananların oranı yüzde 2, ayda birkaç kez kullananların oranı yüzde 3,5, sadece özel günlerde alkollü içki kullananların oranı yüzde 7,4, “kullanıyordum, bıraktım” diyenlerin oranı ise yüzde 4 olarak tespit edildi.

En çok cinsellik rahatsız ediyor
Araştırmada, televizyon izleme alışkanlıkları da belirlendi. Araştırmaya katılanlardan “hiç televizyon izlemediğini” belirtenlerin oranı yüzde 8,1 olurken, televizyon izlediğini bildirenlerin oranı yüzde 91,9 olarak tespit edildi.

Televizyon yayınlarında rahatsız olunan içerikleri ise katılımcıların yüzde 46,9 ile cinsel içerikli yayınlar olduğunu belirtirken, yüzde 15,5 şiddet, yüzde 14,1 kötü, kaba ve küfürlü söz, yüzde 9,9 taraflı haber ve yorumlar, yüzde 9,6 da reklamlar olduğunu ifade etti.

Yüzde 63 hiç tatile gitmemiş
Aile üyelerinin birlikte yaptıkları faaliyetlere bakıldığında ise birici sırada 59,4 ile televizyon izlemek geliyor. Bunu 25,8 ile akraba, komşu, arkadaş ziyareti, 21,9 ile alışveriş, 7,2 ile tatil, 6,1 ile dışarıda yemek yemek, 3,2 ile sinema ya da tiyatroya gitmek izliyor…

Depresyon için bilgisayar oyunu geliştirildi

Yeni Zelanda’daki Auckland Üniversite, depresyonla mücadele için bir oyun geliştirdi. 3 boyutlu ‘Sparx’ adlı oyunda kendine benzeyen karakterler seçen oyuncunun rahatlama yollarını keşfetmesi amaçlanıyor.

Gençlerdeki depresyonla mücadele için bir bilgisayar oyunu geliştirildi.

Yeni Zelanda’daki Auckland Üniversitesi’nden bilimadamlarının geliştirdiği 3 boyutlu “Sparx” adlı oyunda, gençlerin kendilerine benzeyen karakterler seçerek depresyonun belirtilerini ve rahatlama yollarını keşfetmeleri amaçlanıyor.

Yedi aşamalı oyunda oyuncunun “Karanlık” adı verilen ve olumsuz düşünceleri temsil eden küçük sinekleri öldürmesi, “Volkan” bölümünde ejderhaların sorularına cevap vererek öfke gibi yoğun duyguları kontrol etmeyi öğrenmesi, son olarak da keyifsizliğini tanımlaması ve dışarıdan ne zaman yardım alacağını öğrenmesi hedefleniyor.

Bilimadamları ortalama 15 yaşındaki 168 gencin katılımıyla oyunun etkinliğini test etti.

Gençler iki eşit gruba ayrıldı. İlk gruptakiler 4-7 hafta oyunu oynadı. Diğer gruptakiler ise 5 kez psikologla görüştü. Üç ayın sonunda oyunu oynayanların yüzde 44’ü depresyondan tamamen kurtuldu.

Araştırma sonuçları İngiliz Tıp Dergisi’nde yayımlandı.

Konuya ilişkin makale Fransız Le Figaro gazetesinin internet sitesinde de yer alıyor.

Kokain beyni iki kat yaşlandırıyor

Bilim insanları, kokainin, beynin yaşlanmasını hızlandırdığını ve uyuşturucu madde kullanan insanların beyin hacimlerinin, kullanmayan insanlara kıyasla her yıl iki kat daha fazla azaldığını tespit etti.

Beyin yaşlandıkça, kaçınılmaz olarak nöron hücrelerinden oluşan dokusu gri maddeyi kaybediyor. Gri maddenin yaş ilerledikçe azalması, hafıza kaybı ve diğer zihinsel sorunları da beraberinde getiriyor.

Araştırmada yer alan İngiltere’nin Cambridge Üniversitesi’nden Karen Ersche, LiveScience sitesine, orta yaşlı kokain bağımlısı insanların yaşlanmaya dair birçok belirti gösterdiklerini, idrak yeteneklerinde azalma yaşandığını belirtti.

Ersche ve meslektaşları, araştırmalarında kokain bağımlısı olan ve olmayan 60 kişilik iki ayrı grup kurdu. Kokain kullanmayan gruptakiler, yaş, cinsiyet ve sözel IQ alanlarında kokain kullanan gruba yakın kişilerden seçildi. Gruplardaki kişilerin beyinlerindeki gri madde, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) analiziyle ölçüldü.

Sonuçlara bakıldığında, koakin bağımlısı yetişkinlerin bağımlı olmayanlara kıyasla beyinlerindeki gri madde azalmasının iki katı fazla olduğu tespit edildi. Bağımlılarda azalma miktarı yılda 3.08 milimetre iken, bağımlı olmayanlarda bu rakam 1.69 milimetre olarak tespit edildi.

Elde edilen sonuç, kokain bağımlılarının grubundan alkol bağımlısı olanlar çıkarıldığında (16 kişi) değişmedi. Böylece, gri madde azalmasında ana etkenin kokain olduğu anlaşıldı. Ersche, insan beyni üzerinde test etmek mümkün olmasa da, beyin atrofisinin (beynin hacminin küçülmesi ve yeteneklerini yitirmesi) oksidatif stresten de kaynaklanıyor olabileceğini ifade etti.

Oksidatif stres, reaktif oksijen türleri adı veriken düzensiz moleküllerden kaynaklanıyor. Bu rahatsızlık, vücut düzensiz molekülleri atamadığı veya neden oldukları zararı onarmak isterken hastalık belirmesinden kaynaklanıyor.

GENÇLER DE KULLANIM ARTIYOR
Ersche, uyuşturucu madde kullanımından kurtulmak için tedaviye ihtiyaç duyan insan sayısının giderek arttığını, en çok tedaviye ihtiyacı olan neslin ise İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden 1960’lı yılların ortasına kadar doğan Baby Boomers olduğunu söyledi.

Dünyada, aralarında sadece bir kez deneyenler olmak üzere 21 milyon kokain kullanıcısı var. ABD’de 12 yaşın üzerindeki nüfusun yüzde 1’i kokain kullanıyor. Ersche, uyuşturucu tedavilerinin gençlere odaklandığını ancak yaşlı bağımlılara fazla dikkat etmediğini belirtti.

Ersche, “Yaşlı insanlarda uyuştucu bağımlılığının belirtilerini incelemek zorundayız. Çünkü tamamen göz ardı ediliyorlar… Yaptığımız çalışmayla bir sorun olduğunu göstermek istedik. Ancak yapılacak tedavi ve programların finansal desteğe ihtiyacı var” dedi.

Kokain bağımlılığının beyin üzerindeki etkisini inceleyen araştırma, dün Molecular Psychiatry dergisinde yayımlandı.

Beyonce ‘Dünya’nın en güzel kadını’ seçildi

Dünyaca ünlü şarkıcı Beyonce “People” dergisi tarafından “Dünyanın en güzel kadını” seçildi.

Amerikan magazin dergisi “People” ABD’li şarkıcı Beyonce’u 2012’nin en güzel kadını seçti.

Derginin özel sayısında, 30 yaşındaki şarkıcı, geleneksel “Dünyanın En Güzeli” listesinin başında yer aldı.

Beyonce, dergiye verdiği demeçte, doğum yaptığı için kendisini daha da güzel hissettiğini söyledi. “Crazy in Love” ile dünya müzik listelerinde üst sıralarında yer alan Beyonce sözlerine şöyle devam etti:

“Hayatımda kendimi hiç bu kadar hayata bağlı hissetmemiştim. Blue Ivy hayatımda gördüğüm en tatlı şey.”

Rapçi Jay-Z ile evli Beyonce, Ocak ayında bir kız bebek dünyaya getirmişti.