Haftada en az 3 kez seks yapın

Yaşam süreniz beş yıl daha artsın!

Uzmanlar sağlıklı bir yaşam için üç şey öneriyor: Spor yapın, doğru beslenin ve bol bol sevişin.

PARTNERİNİZLE KENDİNİZİ DÜZENLEYİN

Kendinize zaman ayırın. Cinsellik psikolojik hayatınızı etkilediği gibi, kendinize daha da güvenmenizi sağlayacaktır.

ETKİLEYİCİ PARFÜM KULLANIN

Özellikle çiçek özlü parfümleri tercih edin.

HAFTADA EN AZ 3 KERE SEKS YAPIN.

Sigaradan uzak durun, stresi azaltın..

Amerikada yapılan bir araştırmaya göre sevişmeye zaman ayıran, haftada en az üç kez seks yapan bireylerin ortalama yaşam süreleri 5 yıl daha uzayabiliyor.

Reklamlar

Erkekler de menopoza giriyor!

Yorgunluk, cinsel isteksizlik ve depresyon yaratıyor…

Tıp dünyası şu an erkeklerin de tam anlamıyla menopoza girip girmediğini tartışıyor. Doktorlar testesteron hormon tedavisi gören erkek hastaların rahatladıklarını belirtiyor

Erkeklerde Menopoz Nedir?

Erkekler tam anlamıyla menopoz denilebilecek bir dönem yaşamadıkları için doktorlar bunu yaşlanan erkeklerde düşük testesteron ya da androjen azalması olarak adlandırıyor.

Erkeklerde erkeklik hormonu olan testesteronda yaşa bağlı olarak azalma görülüyor ancak bu durum diyabet gibi hastalıklarda da görülebiliyor. Testesteron hormonundaki azalmayla birlikte aşırı yorgunluk, halsizlik, depresyon ve cinsel sorunlar da söz konusu. Ancak bu durumların testesteron azalmasına bağlı olup olmadığı hala tartışma konusu.

Kadınlarda görülen menopozda hormon üretimi tam anlamıyla duruyor ancak erkeklerde bu süreç sadece yavaşlıyor. Testisler testesteron üretmesi için gerekli maddelerden tamamen yoksun kalmıyor. Kadınlarda ise yumurtalık oluşumu tamamen duruyor. sağlıklı bir erkek 80 ve üzeri yaşına kadar sperm üretimi yapabiliyor.

Erkeklerde menopozun teşhis edilebilmesi doktorlar fiziksel bir muayene ve belirtilerin hastaya sorulması gibi bir aşama izliyor. Ayrıca duruma neden olabilecek ya da durumun kötüleşmesine neden olabilecek başka tıbbi testlerden de geçilerek her türlü ihtimal göz önüne alınıyor. kan testesteron düzeyini ve diğer hormon seviyelerini ölçmek amacıyla bir dizi kan testi yapılıyor.

Erkek Menopozu Tedavi Edilebilir mi?
Eğer testesteron düzeyleri düşük ise ek testesteron tedavisi uygulanabilir ve yorgunluk, cinsel isteksizlik ve depresyon gibi şikâyetler ortadan kaldırılabilir. Ancak kadınlarda olduğu gibi hormon tedavisinin bir takım riskleri de mevcuttur. Örneğin hormon tedavisi neticesinde prostat kanseri söz konusu olabilir ya da yakalanma riski artabilir.

Viagra yerine mi geçecek?

ABD bu ürünü tartışıyor!

Amerika’da POM Wonderful adlı bir şirketin nar suyu tartışmalara yol açtı. Piyasaya sürülen nar suyunun, prostat kanseri ve ereksiyon bozukluğunu giderdiğini vurgulayan reklam verilmesi, rakiplerini kızdırdı. Bu iddiaların ispat edileceği bilimsel bir delilin bulunmadığını dile getiren Federal Ticaret Komisyonu, şirket hakkında dava açmaya hazırlanıyor.

34 MİLYON DOLARLIK ARAŞTIRMA YAPILDI

Yapılan açıklamada ise, ürünlerinde katkı maddesi bulunmadığı belirtilerek, “1988 yılından beri bu ürünler için 34 milyon dolarlık araştırma yapıldı. Yapılan araştırmalar kasların iyileşmesi, diyabet, antioksidan güç, kalp hastalıkları, prostat kanseri ve ereksiyon bozukluğu üzerine gerçekleştirildi” denildi. POM Wonderful’un reklamlarının birisinde “Viagra’nın yüzde 40’ı kadar etkili” deniliyor.

Seks delisi misiniz?

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlara göre sonucu görün…

Testte 1 – 3 arası soruya “evet” yanıtı veren kişi cinsel sorunlarını arkadaşları ve ailesiyle paylaşabilecek “ılımlı” bir seks bağımlısı olarak tanımlanırken, çok sayıda soruya “evet” cevabı verilmesi testi yanıtlayanın tedavi görmesi gereken bir seks bağımlısı olduğunu ortaya koyuyor.

1-  Çocukluk çağlarınızda hiç cinsel tacize uğradınız mı?

2-  Düzenli olarak seks dergileri alıyor musunuz?

3-  Seksi veya cinsel fantezilerinizi sorunlarınızdan bir kaçış yolu olarak görüyor musunuz?

4-  Gün içinde tamamen cinsel fantezilere odaklandığınız zamanlar oldu mu? Fanteziler sizi etkisi altına aldı mı?

5-  Seks hatlarına veya İnternet’ten yayın yapan seks sitelerine ödeme güçlüğü çektiğiniz oldu mu?

6-  Arkadaşlarınız ya da ailenizin sizin cinsel davranışlarından şikayetçi oldukları hiç oldu mu?

7-  Halka açık tuvaletlerde, parklarda tanımadığınız kişilerle cinsel ilişkiye girmek için arandığınız oldu mu?

8-  Pornografik yayınların, telefon veya bilgisayar aracılığıyla yapılan seksin romantik ilişkilerinizin önüne geçtiği oldu mu?

9-  “Seks hizmeti” veren saunalara, seks kulüplerine gidiyor musunuz?

10-  AIDS olduğunuzdan şüphelendiğiniz ve bu durumda korunmadan cinsel ilişkiye girdiğiniz hiç oldu mu?

11-  Para karşılığı cinsel ilişkiye girdiniz mi?

12-  Halka açık bir yerde partnerinizle yaramazlık yaptığınız için uyarıldınız mı?

13-  Cinsel aktiviteleriniz, işinizi olumsuz etkileyerek arkadaşlarınızı kaybetmenize neden oluyor mu?

14-  Cinsel ilişkinin ardından kendinizi depresyonda mı hissediyorsunuz?

15-  Size zarar gelebileceğini bildiğiniz halde “tehlikeli veya riskli” ilişkilere girdiniz mi?

Yorgunluk nasıl yenilir?

Çare dinlenmekte değil hele ki yaşadığımız mevsimde…

Mevsim dönüşümünde ortaya çıkan bahar yorgunluğunun genellikle birkaç haftayı geçmediğini belirten Aile Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Dilek Toprak, bu durumla baş etmenin yollarını anlattı

Mevsim dönümlerinde yorgunluk neden artar?

Bahar yorgunluğu, iklim değişikliğinin vücutta yarattığı kısa süreli ve hafif yorgunluk halidir. Kas ve eklem ağrıları, uyku bozuklukları, depresyon, iştah azalması, kadınlarda adet düzensizliği gibi belirtilerin de eşlik edebileceği bu durum, fiziksel ve ruhsal olarak kişileri etkileyebilir. Halsizlik hissinin nedenlerinin başında hava ısısındaki değişiklikler gelir. Mevsim geçişleriyle öncelikle hormonal sistemimiz yeni dengeler oluşturmak için çalışır.  Bir diğer nedense havadaki elektrik yükü ve iyon değişiklikleridir. Hava kirliliği, stres ve beslenme kusurları bu yorgunluk hissini olumsuz etkileyerek şikayetleri artırır.

En çok kimleri etkiler?

Artık pek çoğumuz kapalı yerlerde, klimalarla soğutulan veya ısıtılan suni ortamlarda gün boyu hatta günlerce güneş ışığı ve doğal havayı almadan yaşıyoruz. Bütün bunlara bir de stres ve atlanan öğünler, dengesiz beslenme, egzersiz yapmama ilave olduğunda sadece bahar yorgunluğu değil kronik yorgunluk sendromunun da görülme sıklığı artıyor. Genel olarak düzensiz ve stresli hayatı olanlarda, sağlıksız beslenenlerde, öğün atlayanlarda, aşırı kilolularda, yoğun çalışanlarda ve kadınlarda bahar yorgunluğu daha sık görülür.

Nasıl atlatabiliriz?

İlk adım, yorgunluğa yol açabilecek tıbbi bir neden olup olmadığına bakmaktır. Biliyoruz ki çok sık rastlanan ve sıradan bir şikayetmiş gibi görünen halsizlik yakınmasının altında yatanlar, kansızlık, tiroit hastalıkları, enfeksiyonlar, depresyon, diyabet ve uyku bozuklukları olabiliyor.

Günlük yaşamımızda neleri değiştirmeliyiz?

Bireylere yaşam tarzı değişiklikleri konusunda destek olunmalıdır. Kişilerin kapasitesi ve şartları göz önüne alınarak uygun egzersiz ve aktivite planı hazırlanmalıdır. Yorgunluğun en güzel ilacı dinlenmek ve hareketsizlik değil aksine düzenli hareket ve egzersiz yapmaktır. Hepimizin en kolay yapabileceği hareket yürüyüştür. İş yerine yürüyerek gitmek ya da bir durak önce inerek yürümek bizi rahatlatacaktır. Bu mümkün değilse günde yarım saatlik tempolu yürüyüş yapılmalıdır.

8 ÖNLEMLE ZiNDE  KALIN

1- Beslenmenize dikkat edin. Öğün atlamayın, az az ama sık beslenin. Üç öğününüze üç de ara öğün ekleyin. Bu ara öğünlerde meyve, süt, ayran gibi sağlıklı gıdalara yer verin. Asitli içeceklerden kaçının. Hamur işlerinden, yağ ve kızartmalardan uzak durun. Kan şekerini yavaş yükselten ve uzun süre tok tutan gıdaları tercih edin.

2- Kilonuzu kontrol altında tutun, unutmayın vücut beden indeksinin yüksek olması, bir halsizlik nedenidir.

3- Güneş ışınlarının ruhumuza olumlu etkileri olduğu unutulmamalıdır. Odalarımızı, iş yerlerimizin güneşi görecek şekilde düzenlemeli, bu mümkün değilse aralarda açık hava molaları vermeliyiz.

4- Hafta sonlarını kapalı alışveriş merkezlerinde değil açık ve güneşli alanlarda geçirmeye özen gösterin.

5- Ruhsal streslerimizle baş etmesini öğrenmemiz gerekirse bu konuda bir hekimden destek almalıyız.

6- Uyku alışkanlıkları düzenlenmelidir.

7- Gerekirse doktor kontrolünde antidepresanlar kullanılabilir.

8- Yorgunlukla baş etmek için  alternatif tedaviler de önerilmektedir. Özellikle yoganın öncelikli önerildiği çalışmalar vardır.